İBB’den çalmışlar; uyuşturucu, kumar ve fuhuş partilerinde harcamışlar....

Hatırlanacağı üzere İstanbul C. Başsavcılığı tarafından “asrın yolsuzluğu” olarak ifade edilen ve görevden alınan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 1 numara olarak yer aldığı, toplam şüpheli sayısının 400’ün üzerinde olduğu İmamoğlu suç örgütü ile ilgili dörtbin sayfaya yakın İddianame kabul edilmiş ve ilk duruşmanın da Mart ayında yapılacağı açıklanmıştı.

İmamoğlu’nun yakın(!) mesai(!) arkadaşları; İBB Sözcüsü ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, İBB İştirakler Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız, İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, gizli kasa Emrah Bağdatlı, gizli kasa Adem Soytekin, reklamcı Murat Kapki gibi isimlerin şüpheli listesinde yer aldığı davada 100 den fazla şüphelinin etkin pişmanlıktan yararlanarak suç işlediklerini itiraf etmeleri, İddianamenin hiç te boş olmadığını ortaya koymuştu.

Gelişmeler tanıklı, belgeli hepsi birbirinden ağır suçları inkâr edemeyeceklerini anladıklarından davayı sulandırmak ve siyasal şova dönüştürmek için her yolu deneyeceklerini gösteriyor.

Ne yaparsalar yapsınlar; Ordu'nun Fatsa ilçesinden Dursun Ali Akınel adlı bir şoförün sözlerini yazdığı Musa Eroğlu’nun seslendirdiği türküde ifade edildiği gibi; “aşağıdan yukarıdan yolun sonu görünüyor”.

İT ve AHMAK’la başlayan özgüven patlamasının ardından asrın yolsuzluğunun dudak uçuklatan örneklerinin şokunu atlatamadan, bu kez asrın ahlaksızlığının utanç verici örnekleri ortaya saçıldı.

İBB’yi tokatlayan vurguncuların elde ettikleri haram paralarla uyuşturucu, kumar, fuhuş partileri düzenledikleri, yerdeki mekanlar dar geldiğinden uçak turları ile ahlaksızlığı gökyüzünde de sürdürdükleri, çakarlı araçlarla şehir şehir gezdirdikleri sevgililerinin(!) ifadeleri ile ortaya çıktı.

İBB'deki suç örgütünün kullandığı özel jetle yapılan ışıltılı gezilere katılan Murat Gülibrahimoğlu'nun eski sevgilisi Rabia Karaca, A Takımı'nın İBB'den hortumladıkları paraları, kumar ve fuhuş partilerinde nasıl harcadıklarını tek tek anlatırken telefonundaki fotoğraf ve videoları da kanıt olarak gösterdi.

İBB’ye yönelik yürütülen yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma soruşturması kapsamında, ”Kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı, İhalelere fesat karıştırma, Kripto para üzerinden iz bırakmadan para transferi, İlişkili olduğu şirketler aracılığıyla kamu zararına neden olma iddiaları üzerine, hakkında uluslararası yakalama kararı (kırmızı bülten) çıkarılan firari Murat Gülibrahimoğlu'nun 2022-2025 arasında en az 10 kez özel jetle İstanbul'dan yurt dışına çıkış yaptığı, bu seyahatlerin büyük çoğunluğu geri dönüş kaydı olmadan, kısa süreli ve kapalı uçuşlar şeklinde gerçekleştirdiği savcılık tarafından tespit edilmişti.

İBB iştiraklerinde üst düzey görev yapmış Ertan Yıldız etkin pişmanlık kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadede, "Murat Gülibrahimoğlu, Cebeci hafriyat sahasını ve taş ocaklarını tekeline aldı. İstanbul'un hafriyat döküm işlerinin yüzde 70'i onun kontrolündeydi. Yıllık 200 milyon dolara yakın gelir sağladı. Bu paraların büyük kısmı Londra'ya aktarıldı. 2025 Mart'ta özel jetle kaçtı. Duyduğuma göre Londra'daki paranın yarısı Ekrem İmamoğlu'na ait." ifadelerini kullanmıştı.

Yıllık 200 milyon dolarlık bir vurgunu bir kişiye yedireceklerini tahmin ediyorsanız kusura bakmayan ama süzme ahmaksınz.

Kimse bu parayı hayrına yedirmez.

Bu para birileri ile ortaktır ve Gülibrahimoğlu da birileri adına bu paraları kaçırmıştır.

O birilerinin kim olduğunu Mısırdaki sağır sultan duydu ama CHP yönetimi duymamazlıktan görmemezlikten gelmeye devam ediyor

İşte böylesine özel bir kişilik olan Murat Gülibrahimoğlu’nun eski sevgilisi Rabia Karaca, Soruşturma kapsamında teslim ettiği cep telefonunda yer alan 48 binden fazla fotoğraf ve video ile İBB vurguncularının ve soyguncularının sınır tanımayan ahlaksızlıklarını bütün çıplaklığı ile ortaya koyarak şunları söyledi;

“2022-2023 arasında Murat Gülibrahinoğlu ile. Bununla ilgili telefonumda video, fotoğraf ve yazışmalar mevcut. İBB'den yüksek miktarlarda para kazanıyordu. Bu paralarla beni ve arkadaşlarımı özel uçaklarda gezdirerek, lüks eşyalar alıyordu. Jet fotoğrafları doğru. Fatih Keleş çok kötü bir adamdır, çok gaddar ve içinde çok fazla sır barındırır.
Murat Gülibrahimoğlu, Fatih Keleş'e sürekli partiler için kadın gönderir. Bunun karşılığında ise İBB'nin Cebeci maden döküm sahasında yüksek miktarda para kazanarak kendi aralarında paslaşırlardı.

Bu jet İmamoğlu'nun da misafirlerini ağırladığı sık sık yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerinde kullandığı jet. Uçakta sürekli Cebeci döküm sahasıyla ilgili konuşmalar geçerdi. Günlük 50 milyon lira kazanıldığı konuşuluyordu. Ne yazık ki Murat Gülibrahimoğlu bu paraları İBB'nin döküm sahasından kazanıp Fatih Keleş ile beraber harcıyorlardı. Uçakta İmamoğlu ile ilgili sohbetler de sıklıkla konuşulup son durum değerlendirmeleri yapılıyordu.

Murat Gülibrahimoğlu ile aşk yaşarken yurtdışında kumar oynamaya gittiğimiz doğrudur. Emel Müftüoğlu da buna şahittir. Masadaki dönen rakamlar korkunçtu. Gülibrahimoğlu'nun sanal kumarda 5 dakikada 200 bin dolar kaybettiğini ne yazık ki hatırlıyorum. Bu paralar maalesef İBB'den kazandığı paralardı.”

"Kafa Koparan" lakaplı Fatih Keleş ile firari Murat Gülibrahimoğlu’nun uyuşturucu ve fuhuş partilerini Beykoz’daki üç katlı lüks bir villaya da taşıdıklarını adli kontrolle serbest bırakılan oryantal Neda Şahin ifadesinde şöyle anlattı.

“2022 yılından itibaren bu partilere davet ediliyorum, paralı bir müşteri var, bir villada özel parti düzenleyeceğim senin de katılmanı istiyorum' dedi. Ben de teklifini kabul ettim. Beykoz'daki sitenin konumuna gittim. Tuvalet dışında herhangi bir yere girip çıkmamam konusunda beni uyardılar."

Villada çok sayıda kadının bulunduğunu ve organizasyonun striptiz şovlarını da kapsadığını belirten Şahin, villada görev yapan bir hizmetçinin kendisine, "Buraya gelen en temiz kız sensin" dediğini, "Neden diye sorduğunda bana, 'Burada neler dönüyor neler' diyerek imalı bir cevap verdiğini, orada cinsel birliktelik yaşandığını, uyuşturucu kullanıldığını hem duydum hem de oradayken hissettiğini ifade etti.

Organizatörlerin kendisini özel jetle seyahate de davet ettiğini belirten Neda Şahin, ifadesinde, "'Murat'ın jeti ile Bodrum'a gideceğiz. Sen de bizimle gel ama gelirsen cinsel ilişkiye girmek zorundasın. Sana 30 bin lira vereceğim.' dedi. Teklifi reddettim." dedi.

İsim, yer ve tanık gösterilerek belirtilen bu ahlaksızlıkların hangisi yalan?

Şahitli ispatlı bu ahlaksızlıklar insanların gözünü açmayacaksa gözlerinin açılması için daha ne olması lazım?

Uyuşturucu, kumar ve fuhuş adamların vazgeçilmezi olmuş.

Peki bu ahlaksızlar bu cesareti kimden aldılar?

Ve bu ahlaksızlara kim neden bu kadar güvendi?

*****

İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü lideri Ekrem İmamoğlu'ndan sonra örgüt hiyerarşisindeki 2 numaralı isim olarak biliniyor. İmamoğlu'nun Beylikdüzü ve İBB dönemlerinde etkin. Resmi bir belediye görevi olmamasına karşın ihalelerin yönetimi, hakediş ödemeleri, davet edilecek firmaların belirlenmesi ve para akışına dair süreçlerde rol aldı.

İmamoğlu'nun kasası olan Keleş, iş adamları ile olan rüşvet görüşmelerini ya da rüşvetin teminine yönelik aracılık yaparak sisteme dahil ettiği nakit para akışı sağladı. Rüşvet verdiklerini itiraf eden tüm iş adamları rüşvetin Fatih Keleş aracılığıyla istendiğini dile getirmişti. CHP'nin para kulelerinin ortaya çıktığı il başkanlığı alımındaki para sayma görüntülerinde de başroldeydi.

Firari Murat Gülibrahimoğlu ise yıllık 200 milyon dolara yakın gelir elde edilen Cebeci'deki maden/hafriyat sahalarının alımı ve bu sahaların İBB tarafından hafriyat alanı olarak kullandırılmasında başrolde olan bir isim.

Rüşvet gelirlerinin şirket hesaplarına aktarılarak rüşvetin toplandığı "sisteme" girişinin sağlandığı, bazı mal varlıklarının İmamoğlu ve Keleş'e ait olduğu tespit edilmişti.

Gülibrahimoğlu, "kaçak hafriyat" sistemi ile 185 milyon 877 bin ton izinsiz hafriyat dökümü gerçekleştirdi. Maden ruhsatlı alanlara yapılan kaçak hafriyat dökümü neticesinde 2021-2025 arasında 31 milyar lira üzerinde suç geliri elde etti.

İBB’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren iş insanı Sarp Yalçınkaya ifadesinde; İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in, firari şüpheli Murat Gülibrahimoğlu'na CHP'nin satın alınması için kendilerinin fon oluşturduğunu, Ekrem İmamoğlu'nun buna katkı verenleri el üstünde tuttuğunu söylediğini, İstanbul'a geldiğinde Gülibrahimoğlu'nun Etiler'deki ofisine uğradığını, burada birkaç kez Keleş'i gördüğünü "Murat'la yapmış olduğumuz sohbetlerde, bana 'İBB'den (İSFALT/İSTAÇ) aldığı işleri Fatih Keleş'in kendisine verdiğini, Fatih Keleş'in yönlendirmesi ve işaretiyle İBB'den ihaleye girmeden iş aldığını, belediyenin tüm hafriyat döküm, maden, geri dönüşüm işlerini Keleş'in gözetiminde ve denetiminde yaptığını, Keleş'in günlük olarak yapılan işleri takip ettiğini, hesabını tuttuğunu ve komisyonlarını haftalık olarak tahsil ettiğini söylediğini Gülibrahimoğlu'nun Keleş ile Ekrem İmamoğlu'nun denetimi ve gözetimi altında, İmamoğlu'nun en sağlam kasası ve yediemini olduğunu, kazandığı karın büyük bölümünün Keleş aracılığıyla İmamoğlu'na aktarıldığını defalarca söylediğini kaydettiğini, Gülibrahimoğlu'nun özel jetiyle 2022-2025 arasında yurt dışına gidip geldiğini, aynı jetle 2022'de İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü şüpheli Tuncay Yılmaz ve şüpheli Hüseyin Köksal'la yurt dışına çıktığını aktaran Yalçınkaya, "Murat'a özel jetle kimlerle, neden yurt dışına çıktığını sorduğumda bana 'jetle yurt dışına para götürdüklerini, bu uçuşların genellikle kısa süreli ve kapalı uçuşlar olduğunu' söylerdi. Murat'ın söylemlerinden yurt dışına götürülen paraların hafriyat, reklam ve inşaat işlerinden gelen paralar olduğunu anlıyorum. Murat kendisine ait bu özel jetle Mart ayında yurt dışına kaçtı.' beyanında bulunduğunu, Gülibrahimoğlu'nun İBB'den aldığı işlerden aylık 1 milyar liranın üzerinde ciro yapmasına rağmen ödemelerini yapmakta zorlandığını, zaman zaman kendisinden borç istediğini, Murat Gülibrahimoğlu'nun bir sohbetinde Fatih Keleş'in kendisine, 'Muratçığım az kaldı, Ekrem Baba cumhurbaşkanı oluyor. Memleketin bütün muslukları bize akacak, sabret şimdi alma zamanı değil verme zamanı. Şimdi verirsek baba cumhurbaşkanı olduğunda kürekle verdiğimizi kepçeyle alacağız.' diyerek avuttuğunu söylediğini, ayrıca Keleş'in ilk hedeflerinin CHP'yi satın almak olduğunu, bu işi kendilerinin finanse etmesi halinde CHP'de istedikleri kişiyi belediye başkanı yapabileceklerini, istemediklerini şutlayacaklarını, bunun için bir fon oluşturulduğunu, Ekrem İmamoğlu'nun bu fona katkı verenleri el üstünde tuttuğunu, 'En çok veren sen ol, sen el üstünde tutul.' dediğini söylerdi. Daha sonra CHP ele geçirilince Keleş, Murat’ın yanına gelerek 'Bak gördün mü paranın gücünü, 100 yıllık CHP'yi aldık.' diye sevindiğini söyledi. Bu sözleri defalarca Murat'tan işittiğini, Gülibrahimoğlu'nun ofisinde Keleş'in "Gördüğün gibi parti işi tamam, parti artık bizde... Biz ne dersek partide bundan sonra o olacak. Şimdiki hedefimiz Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı olmasıdır. Nasıl ki partinin ele geçirilmesi için bir fon oluşturuldu ve bu hususta başarılı olunduysa şimdi de cumhurbaşkanı seçimi için büyük bir fona ihtiyacımız var. Bu fona katkı verenler abat olacak. Artık kara göründü, daha çok verme, alma zamanımız yaklaşıyor. Şunun şurasında 2 sene kaldı. İmar, iskan, ruhsat sıkıntısı olanları piyasadan bulalım, hangi ilçede, büyükşehirde iş varsa kapalım. 1 milyon dolar ve üzerinde para alacağımız her işi üstlenelim, küçük işlerle vakit kaybetmeyelim. İmarsız büyük arsalar bulalım, imara açtıralım. Kazandığımız paraların yarısını cumhurbaşkanlığı fonuna, yarısını da cebimize koyalım." Dediğini, aynı sohbette Murat Gülibrahimoğlu, Fatih Keleş ile Ekrem İmamoğlu'nun kendilerine, 'Cumhurbaşkanlığı fonuna para bulmak için özellikle alışveriş merkezlerini, yalıları, büyük binaları mercek altında tutun, kaçak olan bölümlerini ihbar edin, sonra da yalı, alışveriş merkezi, büyük bina sahipleri ile iletişime geçin ve biz bu işi çözeriz deyip işleri üstlenin, hedefimiz büyük AVM'lerden 10 milyon dolar, küçüklerden 5 milyon dolar tahsilat yapmak, seçimi kazanmamız için en az 2 milyar dolar paraya ihtiyacımız var.' Dediğini, Fatih Keleş, Ekrem İmamoğlu'nun bu talimatı üzerine AVM sahipleriyle iletişim kurduklarını, AVM sahiplerinin bazılarının AK Parti'ye çok yakın olduğunu, istenen paralara itiraz ettiklerini söyledi. Bunlardan birisinin de A Plus AVM'nin sahipleri olan N.D, S.F. ve S.D. olduğunu, adamların çok cimri olduğunu, AVM'nin otoparkı kaçak olduğundan, otoparkın mühürleneceği söylendiklerini ve 200 milyon lira ceza yazılacak dendiğini veya 'Bu ceza yerine 3 milyon avro öde' dendiğini, adamlardan 1 milyon avroyu zorla aldıklarını, her zaman istedikleri paraları da alamadıklarını, Bu nedenle AVM sahipleri ile ya da imar işi olanlarla görüşürken çok dikkatli hareket edilmesi gerektiğini, attıkları taşın ürküttükleri kurbağaya değmediğini söyledi. Bu hususları da bizzat Fatih Keleş'ten işittiğini, CHP Cumhurbaşkanlığı adaylığı için ön seçim çalışması başlatınca bu hususu da Murat'la konuştuk. Murat, bana bir savcı marifeti ile Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın bazı casusların yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili Ekrem İmamoğlu'na bilgi aktardığını, bu işleri İmamoğlu'nun avukatı Pehlivan'ın yaptığını hatta Pehlivan'ın bir bayan savcıyla yakın münasebetinin olduğunu, Ekrem İmamoğlu'nun da kendisine yapılacak yolsuzluk soruşturmasını haber alınca 1 yıl sonra yapılacak cumhurbaşkanlığı ön seçim kampanyasını öne çektiğini, bu seçim çalışmaları ile 'İmamoğlu'nun kendisine yapılacak yolsuzluk soruşturmasını siyasi operasyonmuş' gibi göstereceğini, cumhurbaşkanlığı ön seçim kampanyasının bu sebeple öne alındığını söylediğini” söyleyerek Murat Gülibrahimoğlu ve Fatih KELEŞ’in İmamoğlu nezdinde ne kadar etkili bir figür olduğunu bütün açıklığı ile ortaya koymuştu” diyerek yaşanan kepazelikleri bütün ayrıntıları ile anlattı.

İddianamenin içi boş ise bu pervasızca yapılan vurgunlar ve soygunlar neyin nesi oluyor?

*****

Voleybolcu Derya Çayırgan ile Ekrem İmamoğlu arasında doğrudan 300 ayrı telefon görüşmesi olduğu ayrıca Ekrem İmamoğlu’nun koruması Mustafa Akın ile de Derya Çayırgan’ın 570 kez irtibat kurduğu tespit edildi.

Sıradan bir voleybolcu İBB başkanı ile 300 kez, koruması ile 570 kez telefonla ne görüşmüş olabilir?

Özgür Özel bile İmamoğlu ile bu kadar sık görüşemezken bir voleybolcu bu kadar sık ne görüşüyor?

Spor yorumcusu Rıdvan Dilmen’in ifadesi ile “bu da mı gol değil?”

Gol olması için daha ne olması lazım?

Yolsuzluk, hırsızlık, uyuşturucu, kumar ve fuhuş partileri tarihin hiçbir döneminde bu kadar pervasız yapılmamıştı.

Ve tarihin hiçbir döneminde milletin parası böylesine pervasız bir ahlaksızlıkla harcanmamıştı

Çürüme tüm bedeni sarmış ve iş bitirici ekip arkadaşlarının marifetleri ortaya saçılmışken bu rezaletleri görmezden gelmeye, hak hukuk vicdan dersleri vermeye ve esaret masalları ile toksik sosyolojiyi uyutmaya çalışan yerli Zelensky’lerin gafletini anladık da havada/karada düzenledikleri uyuşturucu, kumar ve fuhuş alemleri ile milletin parasını saçıp savuran ahlaksızları masum görmeye devam eden toksik sosyolojinin gafletine ne demeli?