SAĞLIK SEKTÖRÜNDE HAK ARAMAYAN HALK: ÇANKIRI
Gün geçmiyor ki güzide memleketimizin konuşulmayacak bir sorunu olmasın. Ancak bunun, en vahim ve mevcut haliyle en içler acısı sorunlarımızdan biri olduğunu düşünüyorum. Zira Çankırı halkı, ülke genelinde sağlık sektörüne yapılan yatırımlardan bir türlü hak ettiği karşılığı ve payı alamamış durumdadır.
Ülke genelinde son zamanlarda, özellikle pandeminin de etkisiyle devlet sağlık sektörüne çok ciddi yatırımlar yaptı. Hatta ülkemizde görülmesini hiç istemediğimiz sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının önlenmesi adına kanuni düzenlemeler dahi yapıldı. Ancak duruma hiç halkın gözüyle bakıldı mı? İşte can alıcı nokta da burasıdır.
Devlet hastanesinde her gün sıra bekleyen birçok kişi görüyoruz. Çankırı Devlet Hastanesi yetersiz olduğu için ilgililer bu soruna çözüm olarak yeni bir devlet hastanesinin inşasına da başladılar. Bu konuda haklarını teslim etmek gerekir. Ancak bir hastanenin sorunu sadece yatak kapasitesi midir, soruyorum sizlere. Bu hastanede yapılan yanlış tedavileri kim düzeltecek? Elbette her şeyi devletten beklemek doğru değildir. Yetkili ve ilgili makamların da ellerinden geleni yaptıklarına şüphe yoktur. Ancak ilimiz hastanesinde bazı doktorların, insanların sağlığını olumsuz etkileyecek sonuçlar doğuran operasyonlar ve tedaviler uyguladığı yönündeki iddialar da herkesçe bilinmektedir. Hatta öyle bir olay vardır ki ilimizden üst düzey bir bürokratın neredeyse yaşamı tehlikeye girmiştir. Peki, bu sorunların hiç mi denetimi yoktur? Elbette vardır. Ne var ki ilimiz halkının, her sorunun çözümünü devletten bekleme gibi miskin ve çekingen bir alışkanlığı vardır. Oysa demokratik bir ülkede herkesin hakkını araması yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda bir vatandaşlık görevidir.
Söz konusu sağlık olduğunda, bu konunun her şeyden önce gelmesi gerekir. Zira sağlık olmadan diğer nimetlerin kıymetini bilme imkânımız dahi yoktur. Türk hekimleri iyi ve dünyaca tanınan hekimlerdir; buna hiç şüphe yoktur. Bizler de herhangi bir sağlık sorunumuzda kendimizi Türk hekimlerine emanet etmekten çekinmeyiz. Ancak Çankırı Devlet Hastanesinde yaşanan olayların son bulması gerekmez mi? Aynı doktorların birden fazla kez benzer hatalar yapmasını tesadüf olarak değerlendirebilir miyiz? Varsayalım ki tesadüftür; canı yanmış insanlara bu açıklamayı mı reva görmeliyiz? Bir dakikalığına kendinizi onların yerine koyun. Nasıl hissederdiniz?
Gelelim mağdurlara... Sağlık konusunda kendilerini bu hastanenin hekimlerine emanet eden ve tüm bu yanlış tedavilere rağmen sesini çıkaramayan masum halka. Belki bıktılar ve sağlıklarını geri istiyorlar. Belki de bu süreçlere ayıracak vakitleri olmadığını düşünüyorlar. Ancak aynı durumun bir başkasının da başına gelmemesi için harekete geçmek zorundalar. Zira bu durumu en iyi yine onlar anlayabilir.
Ey Çankırı halkı! Uyan artık ve hakkını bağımsız ve adil Türk yargısında ara. Zira bu, aynı zamanda kamu kurumlarını denetlemenin de bir yoludur. Her ne kadar kaybedilen sağlık geri getirilemese de benzer olayların başkalarının da başına gelmesini önlemek ve yaşanan maddi ve manevi zararların tazmin edilmesini sağlamak açısından son derece önemlidir. İnsan sağlığı, kolayca yerine konulabilecek bir değer değildir; üstelik kaybedildiğinde çoğu zaman eskisi gibi de olmaz. Tüm bunları hem kendinizin hem de başkalarının sağlığı için yapmak zorundasınız. Çünkü kötü olan bir şeyi eleştirmek kolaydır; asıl zor olan harekete geçmektir. Harekete geçmeden yapılan eleştirinin ise hiçbir değeri olmadığına şüphe yoktur.