Dün iyilik meleği diyorlardı, bugün aldatıldık diyerek günah çıkartıyorlar....

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli 10 ili etkileyen 7,8 büyüklüğündeki depremden 9 saat sonra saat sonra gerçekleşen Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde ikinci bir deprem çok büyük maddi hasara ve can kaybına neden oldu.

Depremin etkili olduğu coğrafi alanın büyüklüğü ve neden olduğu ağır hasara rağmen devlet bütün kurum ve kuruluşları ile ilk andan itibaren arama ve kurtarma çalışmalarına başlarken dışarıdan Fetö içeriden ise artık alışık olduğumuz ihanet çetesi, sosyal medyada aşağılık bir yalan ve iftira kampanyası başlatarak deprem bölgesine gönderilen yardımların engellendiği, askerin kışlasından çıkmadığı, vatandaşın kaderi ile baş başa bırakıldığı ve devletin enkaz altında kaldığı yalan ve iftirasını yayarak milleti kışkırtmaya çalıştılar.

Muhalefet cephesi hükümet nasıl olsa bu işin altında kalır bize de iktidar yolu açılır zihniyetiyle daha ilk günden bu sinsi ve aşağılık dezenformasyona destek verdi.

Bazı dizi oyuncuları “sahipsizmişiz" röportajları verirken, gazeteci kılıklı kimi hainler "zenginleri, yandaşları kurtarıyorlar" diyerek alenen hükümeti hedef gösterdiler.

Suriyelilerin depremzede kadınlara tecavüz ettiği, ölülerin kollarından bilezikleri çaldıkları, barajın patladığı yalanları başta olmak üzere onlarca yalan ve iftira ile kaos planları yaptılar.

Örgülü ve sistematik bir şekilde arama kurtarma çalışmalarını koordine eden AFAD ile köklü sivil toplum örgütü Kızılay çadır sattığı iddiasıyla itibarsızlaştırılarak Şarkıcı Haluk Levent’in AHBAP Derneği devlete rakip olarak ön plana çıkartıldı.

Daha depremin ikinci gününde firari Fetöcü Emre Uslu sosyal medya hesabından yaptığı; “Ortada devlet mevlet yok, bir tek Haluk Levent’in ahbaplar var” paylaşımıyla amaçlarını açıkça ortaya koyuyordu.

Fetöcü hainler darbe ile yıkamadıkları devleti Ahbap ile yıkmayı umarken, muhalefet te asrın yıkımından iktidar yolu açılması beklentisiyle AFAD ve Kızılay’ı aciz ve güvenilmez gösterip yardımların güvenilir bulduklarını belirttikleri AHBAP’a yapılması için seferber oldular.

Muhalif ekonomist Prof. Özgür Demirtaş ağlayarak "Ahbap, Oğuzhan Uğur... Kim varsa..." diyerek bağış isterken; Avukat Feyza Altun, "AHBAP'a tüm devlet kurumlarına güvendiğimden daha fazla güvendiğini söylüyordu.

Ekrem İmamoğlu’na bakınca Atatürk’ü gördüğünü iddia eden şarkıcı Gökhan Özoğuz, "Ülkeyi ilk defa bu kadar sahipsiz hissediyorum" diyerek utanç verici bir yalanı dillendiriyordu.

Diplomat kızı Pelin Batu, "Devlet yoktu ama halk ve AHBAP vardı" derken şarkıcı Gülben Ergen, "Haluk Levent'e bu ülke laf söyletmez! Kendini korumaya ve savunmaya ihtiyacı olmayacak kadar iyilik peşinde bir adam! Ve koca bir Anadolu yüreği taşır!" paylaşımları ile AHBAP’ı ve Haluk Levent’i göklere çıkartıyordu.

Ekrem İmamoğlu, 6 Şubat depremleri esnasında Ahbap Derneği’yle koordineli çalışacaklarını belirtirken, Ali Mahir Başarır deprem döneminde devlet kurumlarının başaramadıklarını Haluk Levent ve Ahbap Derneği başardığını iddia etmişti.

Firari Cem Uzan “Millet AFAD yerine AHBAP’a yardım yapıyor çünkü parasının AFAD’da çalınacağını, suistimal edileceğini biliyor”; gazeteci Ruşen Çakır da AHBAP’ı biliyoruz ama AFAD’I bilmiyoruz. AFAD bizden değil” diyerek utanç verici bir iftirayı dillendiriyorlardı.

Halen firari olan suç örgütü lideri Sedat Peker, o dönem devleti yıpratmaya yönelik karalama operasyonlarını destekleyerek, “Kızılay’a değil AHBAP’a bağış yapın.” demişti. Haluk Levent de buna karşılık olarak Peker için kameraların karşısında övgüler düzerek “AHBAP'ı ilk kurduğumda yardım etmek için gitmek istediğim yerlerin yarısına önceden yardım yapılmış oluyordu. Ben 500 yardım yaptıysam en az bu kadar da birileri yapmış oluyordu ama söylemiyordu. Bunun sonradan Sedat Peker olduğunu öğrendim. Hayır açısından benim birinci olmam, onun birinci olması umurumda değil.” Diyerek memnuniyetini ifade ediyordu.

Halk TV’ de İsmail Küçükkaya’nın programına katılan Özgür Özel Haluk beye başarılar diliyoruz, çok teşekkür ediyoruz. Ben çok uzun süredir, ben ve benim gibi arkadaşlar hep sivil inisiyatifleri çok önemsedik. Sizin de yaptıklarınızı önemsiyoruz. Hatta size saldırıldığında, iktidar sizi sıkıştırmaya başladığında; gördüğünüz toplumsal destek de gönlü bizim gibi olan arkadaşların verdiği destektir o saldırıya karşı.

Size yardım yapanlar başkasına güvenmediği için size yardım yapıyor; bunun çok ağır bir sorumluluğu var. Bakın ben normal bir vatandaş olarak kendi belediyemizin kampanyası falan olmasa AFAD’a vereceğime size verecek kafada bir insanım" Sözleriyle Haluk Levent’e duyduğu güveni açıkça ifade etmişti.

Gazeteci Sunay Akın'ın "Sen parayı hiç önemsemeyen bir film kahramanısın" diyerek övgüler düzdüğü Haluk Levent kendisine inanan seküler/muhalif kitleyi şu sözlerle mest ediyordu.

"Sevgili Türkan annemle... Gerçekten 'anne' derdim ona. Türkan annemle yaptığımız mücadele başka bir şeydi... Zaten bir Ahbap oluşumu, hani 'Geldim, hadi bir dernek kurayım' gibi olmuyor. O temelindeki o emek, o mücadele, yıllarca süren bir dayanışma olmasa zaten başarıya ulaşamazsın. AHBAP'ın temeli, rahmetli 'annem' dediğim Türkan Saylan hocanın yanında... Gönüllü olarak Cüzzamla Savaş Derneği'nde başladı. Hayatım boyunca tanıdığım en büyük kahramanlardan biri o kadın.

Aslında 1990'lı yıllarda sevgili Türkan Saylan'ın vakfında çıktı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Lepra Hastanesi gönüllüsüydüm. Türkan Saylan'ın eteğinin, cübbesinin altından çıktım. Yani onunla birlikte birçok dernek de vardı ama Türkan anne gibiydi yani bizim için."

O bu sözleri söylerken stüdyodakiler bir iyilik meleği olarak gördükleri Haluk Levent’e hayranlıkla bakıyorlardı.

Katıldığı bir televizyon programında sunucu Okan Bayülgen'in kendisi için söylediği "Çok acayip bir şekilde güvenilir bir adamsın" sözlerine, "Ben böyle bir şey düşünmüyorum, çünkü diyorum ki yani bana fazla güvenmeyin ben her an satarım hepinizi." diyerek kendisine güvenilmeyeceğini açık açık ifade etmesine rağmen seküler/muhalif cephe onu en güvenilir insan ilan ediyordu.

Time Dergisinin “Dünyanın en etkili 100 kişisi” arasına girmesi yanında 2019 yılında Türkiye’nin en güvenilir kişisi seçilmesi neredeyse onu dokunulmaz hale getirmişti.

Şimdi aldandık masalları anlatan Gülben Ergen o tarihlerde; "Haluk Levent'e bu ülke laf söyletmez! Kendini korumaya ve savunmaya ihtiyacı olmayacak kadar iyilik peşinde bir adam!” diyerek onu göğe sığdıramıyordu.

Adam en güvenilir kişi ilan edilip, hükümet karşıtları ve seküler muhalif cephenin gözdesi olunca AHBAP’a içeriden dışarıdan milyonlar yağmaya başlıyor ve güvenilir adam olduğu için de kimse gelen paraların akıbetini sormuyordu.

AFAD ve Kızılay için deprem yardımları ne oldu hesabı soranlar Ahbap için tek kelime etmediler.

Gazeteci Fatih Portakal bir yayında; "Bakın Haluk Levent 1 milyar lira toplamış. Haluk Levent diyor ki 'bundan sonra bu paraları artık bize değil AFAD'a yapın.' Sevgili Haluk Levent, bak sana bir şey söyleyeceğim. Sana ne kadar gönderiyorlarsa al arkadaşım, bu parayı. Çünkü AFAD'a ya da başka bir kuruma giden paranın nereye gittiğinden de haberdar değilim, nereye harcandığından da haberdar değilim." Diyerek Haluk Levent’e giden paranın yerini bulacağını ifade ederken aynı zihniyetteki insanların sözcülüğünü yapıyordu.

Açık açık bana güvenmeyin ben herkesi satarım diyen Haluk Levent te ayağına gelen bu fırsatı kaçırmadı gönderilen paraları, kumarda, bahiste, borsada çatır çatır yedi.

AFAD’a verilen paraların nereye gittiğini bilmedikleri için yardım yapmayacaklarını övünerek söyleyen kör muhaliflerin parası Haluk Levent’e o kadar tatlı geldi ki yemelere doymadı.

Bira fabrikasına ortak oldu.

Yardım paralarından kendisiyle üç kez cinsel ilişkiye girdiğini ve her seferinde bin dolar aldığını söyleyen Portekizli model Tessy Ramos Correia’yı bile nasibini aldı. (Correia’nın ifadesindeki en dikkat çekici bölüm, 2021 yılında Antalya'da düzenlendiğini öne sürdüğü tekne organizasyonuna ilişkin oldu.

Correia, telefonunda "Nadela Moldova" adıyla kayıtlı bulunan kişinin kendisini varlıklı iş insanlarıyla tanıştırdığını ve bu ilişkiler üzerinden para kazandığını, 2021 yılının yaz aylarında Antalya’dan hareket eden iki teknede yaklaşık 25-30 kişinin katıldığı bir organizasyon düzenlendiğini, söz konusu organizasyon sırasında Ekrem İmamoğlu ile cinsel birliktelik yaşadığını, “Olgaisimli Rus bir kadının da aynı ortamda bulunduğunu ve İmamoğlu ile bu kişinin daha önceden tanışıyor olabileceklerini düşündüğünü söyledi. Ne ilginç değil mi? Manken(!) tercihleri bile aynı)

Gözünü karartıp milyonlarca liralık bahis oynadı.

Bir yandan paraları yerken diğer yandan İzmir marşları, onuncu yıl marşları ile malum sosyolojinin gönlünü alıyor, taktığı Atatürk maskesi ile de gerçek kimliğini gizlemeyi başarıyordu.

Yurt dışında evlilik yapıp bunu saklıyor, evlenme vaadiyle kandırdığı kadınların paralarını mallarını ellerinden alıyor ama kimse bunları dillendiremiyordu.

Yurt dışından gelen 4,3 milyon Euro’nun kaydı yoktu.

Öylesine güvenilirdi ki gelen bütün paraları anında AHBAP’a gönderdiklerini söyleyen Oğuzhan Uğur bile kendisini uyaran Atilla TAŞ’a bazı olaylar nedeniyle şüphelense de linç edilirim korkusuyla tepki gösteremediğini söylüyordu.

Ama gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardı.

İstanbul C. Başsavcılığınca Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturmada Haluk Levent ile birlikte 10 şüpheli hakkındaki tutuklama kararı verirken Haluk Levent’in yıllardır sürdürdüğü saltanatı da son buldu.

Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edildi..

Soruşturmada tutuklanan ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren derneğin kurucularından Alper Çelik, "Haluk Levent Bana genellikle 'Şu maçlara kupon yap.' diye yazıyordu. Ben de dediği şekilde oynuyordum. Bazen kendisi Nesine hesabıma girip oynardı ama uğraşmak istemediği için hep bana söylerdi. Gerçekten de söylendiği miktarlar kadar para kaybettik" ifadelerini kullandı.

Çelik, tutuklu şüpheli Zafer Yay tarafından kendi hesabına 1359 işlemde toplam 138 milyon 593 bin 208 lira para girişi, kendisinin hesabından Yay'a 213 işlemde 24 milyon 352 bin 763 lira para çıkışı yapılmasının sorulması üzerine, "Bu transferler Levent'in talimatıyla yapılmıştır. Bu paralar genelde bahis, borsa veya borç ödemelerine gidiyordu" beyanında bulundu.

Levent'in asistanı tutuklu şüpheli Yeliz Kaya ve diğer bazı kişilerle aralarındaki yüklü miktarda para trafiğini de benzer sözlerle açıklayan Çelik, hesaplarında kendi mali profilinin çok üzerindeki işlemleri açıklamasının istenmesi üzerine, "Bu paralar Haluk Levent talimatıyla gelmiştir ve gitmiştir. Özellikle Ahbap borç vesaire yazılanlar gibi bunlar benim de dikkatimi çekmiştir. Kendisine bunu sorduğumda 'Bunlar benim tanıdığım, arkadaşlarımdan aldığım borç paralardır, geri iadesi yapılmıştır' demiştir. Bu paralarla ödemeler, bahis, borsa ve kumar oynamıştır" şeklinde savunma yaptı.

Elektronik Şans Oyunları ve Yayıncılık AŞ isimli firmadan hesabına 1894 işlemde 89 milyon 90 bin 663 lira ödeme yapıldığı, kendisinin hesabından ise 6 bin 126 işlemde toplam 279 milyon 367 bin 817 lira gönderildiği, 190 milyon 270 bin liralık kupon yapıp kaybettiğinin tespit edildiği aktarılarak, bu bahislerdeki paranın kaynağını açıklaması istenen Çelik, "Bu paraları Levent borç alarak oynadığını söylemiştir. Parayı yatırmayı Levent'in talimatıyla yaptım, oynanan bahislerin hepsi Levent'e aittir" dedi.

Hesaplarından, Merit Kıbrıs Turizm Limited firma hesaplarına 9 işlemde 3 milyon 47 bin 567 lira para çıkışı yapılmasına ilişkin ise Çelik "Levent, Kıbrıs'a gittiği zaman benden bu hesaba para yatırmamı isterdi, yatırırdım. Niçin yatırdığım konusunda bilgim yoktur. 20 yıldır Levent'in yanındayım ve tanırım. Anksiyete ve depresyon ilaçları kullanmamın sebebi olanlardan biridir. Çünkü alacaklıları ona ulaşamadıkları zaman beni ararlardı, onların baskı ve zorlamalarına maruz kalırdım. Hatta bir gün borç alışverişi üzerinden başkaları tarafından darp dilmiştim. Bu kadar şey insanın canını acıtıyor. Her seferinde 'Size yardımcı olacağım, hayatınızı kuracağım.' denilerek bekletildim. Levent'in borçlarının kumar yüzünden olduğunu düşünüyorum. Beni 1-2 kez Kapalıçarşı'ya gönderdi, bir dükkândan isimlerini hatırlamadığım kişilerin adını verdim, onlar da konuya hâkim oldukları için döviz veya nakit veriyorlardı. Ben de bu parayı hesaba atıyordum, paranın bir kısmını borsaya, bir kısmını bahse yatırıyordum. Kalan paraları da ödemeleri için kullanıyordum. Telefonumun şifresini emniyete verdim. 1 ay içinde Levent beni arayarak telefonumu ve numaramı değiştirmemi istemişti. İlk başta korktum ne yapacağımı bilemedim, çevrem beni uyarıp 'Sen doğrusunu yap.' dediler. Beni maddi manevi olarak mağdur etmiştir, suçsuzum. Diyen Çelik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde ise banka işlemleri için sürekli Levent'ten talimat aldığını ileri sürerek, "Bana genellikle 'Şu maçlara kupon yap.' diye yazıyordu. Ben de dediği şekilde oynuyordum. Bazen kendisi Nesine hesabıma girip oynardı ama uğraşmak istemediği için hep bana söylerdi. Gerçekten de söylendiği miktarlar kadar para kaybettik." diye konuştu.

Anlatılanlar organize bir yapının bağış olarak gelen paralarla inanılmaz bir vurgun yaptığını göstermektedir.

Bu pilav daha çok su kaldırır.

Bakalım daha ne pislikler göreceğiz..

Bu kadar büyük bir vurgun özellikle siyasi destek olmadan yapılmaz.

Bu durunda AHBAP ve Haluk Levent’e destek veren herkes suçludur ve bugün yaptıkları pişmanlık açıklamalarının hiçbir değeri yoktur.

Bana güvenmeyin diyen adamı en güvenilir kişi ilan ettiler.

Eğer Lütfi Savaş “beni aday yapmazsanız bağımsız aday olurum” resti çekilmeseydi belki de CHP’nin Hatay büyükşehir belediye Baykan adayı olacaktı.

Şimdi milyonları götüren Levent önünde İBB gibi bir örnek varken neler götürmezdi ki!..

Ekrem İmamoğlu’nun avukatının Haluk Levent ile milyonlarca liralık alacak borç ilişkilerinin olması, Ahbap Derneği'nin mali hesaplarını denetleyip harcamaların uygun olduğuna dair rapor veren dönemin TÜRMOB (Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği) Başkanı Emre Kartaloğlu'nun Özgür Özel’in Parti Meclisi üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Ticaret ve Politika Kurulu Başkanı olması Ahbap ile eko sistem arasındaki kazan/kazan esasına dayanan bir ilişkiyi gösteriyor.

Her iki soruşturmada da örgüt liderlerinin pervasızca ve kendilerine kimse bir şey yapamaz düşüncesiyle davranmaları ve Portekizli model(!) Tessy Ramos Correia’nın her ikisinin de gözdesi(!) olması tesadüfle açıklanabilir mi?

Neden Hadise?..

Çankırı Tuz Festivali için milli ve dini hassasiyetleri olmayan ve konserlerindeki pornografik kıyafetleri eleştiri konusu olan Hadise ile anlaşılmasının rahatsızlık uyandırdığı özellikle sosyal medyada yer alan paylaşımlardan anlaşılıyor.

Konserin masraflarının sponsorlar tarafından karşılandığı açıklaması tepkileri dindirmedi.

Bu sponsorlar kim ve belediye ile iş bağlantıları var mı?

Hiçbir sponsor babasının hayrına milyonlarca lirayı vermez, mutlaka bir beklentisi vardır.

Sayın başkan Hadise tercihini neye göre yaptı bilmiyorum ama https://share.google/MrwtpaKjCDjmAwpQN linkinde yer alan görüntüleri izlemesini istiyorum.

Eğer bu görüntüleri eşi ve çocukları ile birlikte rahatsızlık duymadan izleyebiliyorsa Hadise’nin konser vermesinde de bir sorun(!) yoktur.