Asıl suçlular çocuklarına tapan aileler ve kontrolsüz sosyal medyadır…
Şanlıurfa’da bir okula eski öğrencisi tarafından yapılan silahlı saldırının şokunu atlatamadan bu kez Kahramanmaraş’tan yine bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen çok daha ağır bir saldırı/katliam haberiyle sarsıldık.
14 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne sabah saatlerinde gelen 19 yaşındaki Ömer Ket pompalı av tüfeği ile okul içerisindeki öğrencilere ve görevlilere ateş açması sonucunda onu öğrenci, dördü öğretmen, biri polis memuru ve biri kantinci olmak üzere 16 kişi yaralandı.
Polislerin etrafını sarması üzerine kaçamayacağını anlayan saldırgan elindeki tüfeği kendine sıkarak hayatını son verdi.
Bu olayda saldırgandan başka ölen yok diyerek teselli bulmuştuk ki bir gün sonra öğle saatlerinde, Kahramanmaraş Merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu 8’inci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli emniyet mensubu olan babasına ait beş silah ve 7 şarjörle birlikte girdiği okulda rastgele ateş ederek biri öğretmen dokuzu öğrenci on vatandaşımızı katlederken 19 vatandaşımızı da yaraladı.
Beş silah ve yedi şarjörlük bir hazırlık ve olayın iki gün öncesinde baba nezaretinde hedefe ateş etme telkinleriyle poligonda yapılan atış talimi, katilin çok daha büyük bir katliam niyeti taşıdığını gösteriyor.
Okulda görevli öğretmenlerin müdahalesi ve iki çocuğu aynı okulda öğrenim gören aşçının katili bacağından bıçaklamasıyla durdurulan katil hayatını kaybetmese muhtemelen çok daha bir katliamı gerçekleştirecekti.
Soruşturma kapsamında saldırgan İsa Aras Mersinli'nin emniyet mensubu olan babası ve ardından da edebiyat öğretmeni annesi gözaltına alındılar.
Mahkemeye sevk edilen baba tutuklanırken anne serbest bırakıldı.
Konuya ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında yapılan ilk incelemelerde şahsın WhatsApp profilinde 2014 yılında ABD’de saldırı gerçekleştiren Elliot Rodger’e atıfta bulunan bir görsel kullandığının tespit edilmesi potansiyel risk taşıdığını göstermesine rağmen babanın beş silahının oğlunun eline geçmesini önlemek için tedbir almaması, dahası olay tarihinden iki gün önce oğlunu atış için poligona götürmesi ve orada ısrarla hedefe ateş etmesini hatırlatması, ailenin, öğretmenlerinin İsa Aras ile ilgili uyarılarını kulak ardı etmesi ve evlatlarının psikiyatrik tedavi sürecini sağlıklı yürütememeleri katliamın göz göre göre gelmesine neden olmuştur.
Emniyet görevlisi olan babanın silahların bulunduğu ve kapalı olduğunu iddia ettiği sandığın oğlunun internetten edindiği bilgiler açılmış olabileceği beyanı inandırıcı olmaktan uzaktır.
Evlatlarının WhatsApp profilinde 2014 yılında ABD’de saldırı gerçekleştiren katil Elliot Rodger’e atfen bir görsel kullanmasını emniyet görevlisi olan bir baba ve edebiyat öğretmeni olan annenin ciddiye almamaları sadece bir sorumsuzluk değil, suça teşviktir.
Aidiyet duygusu olmayan, dini inancı bulunmayan, kirli ve karanlık ilişkileri bulunan katilin ailesi tarafından böylesine başıboş bırakılması katliamın temel nedenidir.
Hiç kimse suçu okullara öğretmenlere atmasın.
Evde çocukları ile ilgilenmeyen, onların kölesi olmuş her dediklerini yaparak şımartan, onlara insani ve ahlaki değerleri vermeyen sorumsuz ve aciz ebeveynleri suçu öğretmenlere, okullara yüklemeleri tam bir yüzsüzlüktür.
Okullardaki saldırıların hemen ardından sosyal medyada yayılan başka okullara yönelik saldırı yapılacağı tehditleri ile toplumda korku ve panik uyandırılmak istenirken, katile yönelik övgü ve destek paylaşımları ile de toplumun sinir uçlarına dokunma çabaları dikkatlerden kaçmadı.
Özellikle Mattia Ahmet Minguzzi cinayetinden sonra katillere yönelik destek, aileye yönelik tehdit ve hakaret paylaşımları nedeniyle caydırıcı bir ceza verilmemesi daha sonra işlenen ve katillerin çocuk olduğu cinayetlerden sonra da suç ve suçluyu övme ve mağdurları tehdit etme paylaşımlarının pervasızca sürdürülmesine neden oldu.
Bu konuda verilen cezalar son derece yetersiz ve caydırıcı olmaktan uzak olduğu gibi işledikleri suçlarla övünen kriminal tiplerin CV’lerine, başarı olarak yazılmaktadır.
Bu durum adalet sistemine ve devlete karşı güveni sarsmakta, suçluların güç gösterilerine ve ikonlaştırılmalarına zemin hazırlamaktadır.
Suç işleyen çocukların yetişkinler gibi cezalandırılmaları için gereken yasal düzenleme en kısa sürede yapılmalıdır.
Artık şu suça sürüklenen çocuk romantizminden vazgeçilmelidir.
Suça sürüklenen çocuk yoktur suç işleyen çocuk vardır.
Yaşı ne olursa olsun suç işleyen bedelini ödemelidir.
Bedel ödetilmeyen suçluların topluma kazandırılması mümkün değildir.
****
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından bir açıklama yapılarak, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan saldırı olaylarının ardından sosyal medya ve bazı basın yayın organlarında hızla dolaşıma sokulan ‘Kahramanmaraş’taki saldırganın polis eşliğinde sağ olarak okuldan çıkarıldığı’ ve ‘Şanlıurfa’daki saldırganın olaydan bir gün önce tutuklanıp serbest bırakıldığı’ yönündeki iddialar tamamen asılsız ve gerçekle hiçbir bağı bulunmadığı ifade edildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü, okul saldırılarının ardından yapılan çalışmaları kapsamında 940 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilerek, 93 adet Telegram grubu kapatıldığını ve 83 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurdu.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki silahlı saldırıların ardından telegram isimli sanal medya uygulamasında Üsküdar’da bir okulu hedef göstererek yapılan paylaşımlara inceleme başlatıldı. Soruşturma kapsamında, ‘Halk arasında korku ve panik oluşturmak amacıyla tehdit’ suçunu işledikleri değerlendirilen 6 çocuğun gözaltına alındı.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, bir sosyal medya platformunda Bursa'da okul ismi vererek saldırı planladığını paylaşan 16 yaşındaki şüpheli yakalandı.
Ayrıca, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda meydana gelen saldırıların ardından bir paylaşıma "sıra bende" şeklinde yorum yapan hesabın sahibinin, Bursa'da yaşayan Y.İ. (19) olduğu belirlendi.
Gözaltına alınan Y.İ'nin evinde yapılan aramalarda 2 kurusıkı tabanca, kurusıkı silahlara ait 24 mermi, 3 havalı tabanca ve 21 oyuncak tabanca ile tüfek ele geçirildi.
Alanya’da, okul saldırılarına ilişkin asılsız ve provokatif paylaşımlar yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 2 kişi tutuklandı.
Jandarma ekipleri, sosyal medya platformlarında okullara silahlı saldırı olaylarını destekleyici paylaşım yapan 10. sınıf öğrencisi H.G.A. (16) ile ilçedeki bir okulun ismini vererek vatandaşları korku ve paniğe sevk edecek şekilde video ve yazışmalar yayımlayan Z.B.A. (19) hakkında soruşturma başlattı.
Kahramanmaraş’taki okul saldırısına ilişkin görüntüleri yayan ve provokatif içeriklerle kamu düzenini hedef alan 100 bin üyeli "C31K" adlı Telegram grubu, siber birimler tarafından yürütülen operasyon neticesinde kapatıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "Youtube isimli sosyal medya platformunda abone sayısı 7,5 milyonu aşan 'Minecraft Parodileri' isimli hesap hakkında TCK'nun 214. Maddesinde düzenlenen Suç İşlemeye Alenen Tahrik ve TCK'nun 215. Maddesinde düzenlenen Suçu ve Suçluyu Övme suçlarından re'sen soruşturma başlatıldığı belirtilerek söz konusu hesaba erişimin engellenmesine dair karar verilmesi hususundaki talep uyarınca İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince ilgili sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine karar verildiği açıklandı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, sadece kapalı gruplar değil, bu gruplara veri sağlayan 66 farklı URL adresi de tespit edildi. Bu adreslerin halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak ve panik oluşturmak amacıyla kullanıldığı belirlendi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) aracılığıyla bu bağlantılara yönelik içerik çıkarma işlemleri ivedilikle uygulandı.
Siber polisi, "C31K" grubunda yönetici ve aktif paylaşımcı pozisyonunda olan kişilerin kimliklerini belirlemek için teknik takip başlattı. Provokatif paylaşımlarla şiddeti öven ve suçu meşrulaştırmaya çalışan şahıslar hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan adli işlem başlatıldı.
Demek ki hukuk sanal ağlar karşısında çaresiz değilmiş.
Peki, bugüne kadar bu suç yuvalarına neden dokunulmadı?
****
Nerede hata yapıldığı anlaşılmadan sadece sonuç üzerine yorum yapmak çözüme katkı sunmadığı gibi benzer olayların tekrarlanmasına da engel olmaz.
Her ne kadar bir özgürlük alanı olduğu iddia edilse de başıboş bırakılmış sosyal medyanın artık bir güvenlik sorunu olduğu ve adeta dijital bir lağıma dönüştüğü yaşanan olaylarla çok daha iyi anlaşılmaktadır.
Kim ne derse desin sorun ailede başlamaktadır.
Evde kapandıkları odalarda dijital platformların esir aldığı evlatlarıyla ilgilenmeyen ve kimlerle iletişim kurduklarını kontrol etmeyerek başıboş bırakan ve sosyal medyadan çıkmayan anne ve babalar birinci derecede sorumludurlar.
16 yaşın altındakilere sosyal medya kullanımını kısıtlayan ve suç halinde platform yöneticilerine yasal sorumluluk yükleyen yasalar, Avustralya, İspanya ve Endonezya'da uygulamaya konuldu. İngiltere, Fransa, Norveç, Yunanistan, Avusturya, Malezya da hazırlık aşamasında. Türkiye'de ise sosyal medyaya 15 yaş sınırı getiren kanun teklifinin önümüzdeki hafta TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesi bekleniyor.
Özgürlükler kısıtlanıyor zırvasına kulak asmadan bir an önce tasarı yasalaştırılarak sosyal medyadaki başıboşluğa ve dijital platformların dayatmasına son verilmelidir.
Suç işlemenin, suçluyu övmenin özgürlüğü mü olur?
Öğretmenin en küçük bir eleştirisine tahammülü olmadan okul basan ve öğretmenleri çocuklarının uşakları gibi gören veliler, öğretmenleri ile dalga geçen hakaret eden, hiçbir sorumluluk almadan büyütülmüş terbiyesiz ve şımarık öğrencilerle bir yere varılması mümkün değildir.
Hindistan’da ineklere tapanlar gibi ülkemizde de çocuklarına tapan aileler türemiştir.
Her dediği yapılan, bir dediği iki edilmeyen ve kutsal bir varlık gibi yetiştirilen çocuklar kendilerini dokunulmaz gibi görerek pervasızca suç işliyorlar.
Bütün dijital oyunlarda şiddetin özendirilmesi, TV dizilerinde şiddet, taciz ve istismar sahnelerinin ön planda olması, mafyatik karakterlerin hak ve adalet dağıtan masum figürler olarak lanse edilmesi, zinanın doğal ve meşru bir davranış olarak yansıtılarak teşvik edilmesi ve ahlaksızlığın özel hayat kılıfıyla meşrulaştırılması çocukları olumsuz etkileyen ve onlara şiddete yönlendiren faktörler olarak öne çıkmaktadır.
Tek amacı daha fazla kar olan sosyal medya platformları bu çürük malzemelere alan açarak ifade özgürlüğü kılıfı altında suça teşvik ve azmettiricilik yapmaktadırlar.
Mesele artık ifade özgürlüğünden çıkmış, toplumsal barış ve huzuru bozmaya yönelik bir zorbalığa dönüşmüştür.
Öldürme, yaralama, kurşunlama, mekân basma ve haraç alma gibi suç olan fiiller için ilanların pervasızca yayınlanabildiği sosyal medya artık bir suç üretme ve suçluyu cesaretlendirme merkezine dönüşmüştür.
Bu başıboşluğa asla izin verilemez, verilmemelidir.
Suç işlemenin özgürlüğü olmaz, cezası/yaptırımı olur.
Hiçbir özgürlük toplumun huzurunu ve toplumsal barışı bozmayı hak olarak gösteremez.
Bir ticari şirketin kâr amacıyla suç işlenmesine aracılık etmesini, suçu özendirmesi ve suçlunun övülmesine zemin oluşturmasına asla kayıtsız kalınamaz.
Suçu ve suçluyu öven, suçu teşvik eden ve azmettiren dijital zorbalara en ağır yaptırımlar uygulanmalı gerekirse kapatılmalıdır.
Bu konuda asla taviz verilmemelidir.
Yasa gereği Türkiye’de temsilcilik açması gereken Telegramın Türkiye’de resmi bir temsilciliği veya fiziksel ofisi bulunmamaktadır. Merkezleri Londra ve Dubai'de olan platform, Türkiye'deki sosyal medya yasası kapsamında temsilci atama zorunluluğuna rağmen henüz Türkiye'de yapılandırılmış bir tüzel kişilik oluşturmamıştır.
Oysa 7253 sayılı kanunla 5651 sayılı kanuna eklenen ek madde 4’e göre;
“Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı; Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve işiler tarafından bu Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması ve bu Kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirler ve bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verir. Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Temsilcinin gerçek kişi olması hâlinde Türk vatandaşı olması zorunludur.”
Son dönemlerde ortaya çıkan silah, silahlı eylem 'hizmeti', suça teşvik, cinsel istismar, dolandırıcılık, kişisel verilerin ticareti, dezenformasyon gibi suçlara rağmen Telegram Türkiye'de henüz yasaklanmış değil.
Sözü fazla uzatmadan soralım.
40 yıllık silahlı terörü bitiren ve bölücü örgütün kendisini lağvetmesini başaran devlet Türkiye Cumhuriyeti’nin Kanunu takmayan Telegramı neden kapatmıyor?
Bir yandan suç ve suçlulara yataklık eden, azmettiren, cesaretlendiren ve suç işlemeyi meşrulaştıran, diğer taraftan hukukumuzu tanımayan Telegram ve benzeri yapıların bu pervasızlığına dur denilmedikçe Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki olayların benzerlerinin yaşanma ihtimali ne yazık ki hep vardır.
Milletin huzuru ve çocuklarımızın geleceği, kokuları dayanılmaz hale gelmiş bir lağıma dönüşen dijital platformların kar hırslarına, hayatta bir baltaya sap olamamış, az gelişmiş, aşağılık ve müptezel tiplerin takipçi sayılarını arttırma heveslerine feda edilemeyecek kadar önemlidir.
Adım atmakta gecikilen her günün, sorunun çözümünü biraz daha güçleştirdiği ve bu süreçte yaşanan kayıpların asla telafisinin olmadığı unutulmamalıdır.