Ankara’ dan Sesleniş
YOLUN BAŞINDA Kİ ÇOCUKLARIMIZA


Hepimiz çocuklukta aldığımız terbiyenin ürünleriyiz. Birçok şey ailede öğretiliyor, çocuğun her dediği yapılınca hep almayı öğreniyor, herkes ona hizmet ediyor, çocuk kalsa mesele yok.
Ama büyüyecek, evlenecek, işe girecek veya iş kuracak vs. topluma karışacak başkalarını sevecek paylaşımcı olacak, fedakarlığı bilecek.
Bir çocuğa yapılacak en büyük kötülük her dediğine evet demektir, Hayır’ı bilmeyen çocuklar sınır tanımıyor ama bunun yanında çocuklarımızın her yaptığını tenkit etmekte yanlıştır.
İyi hareketlerini gördükçe tebrik edelim, edelim ki kendilerine güven verelim şu bir gerçek ki çocukta bir yolcudur, ama henüz yolun başındadır, onun için temizdir, paktır.
Çocuk bizi her şeyimiz canımızdır, hep onu konuşur onu tahlil etmeye çalışırız, “Hz. Ali efendimiz çocuklarınızı kendi asırları için yetiştirin” diyor. Yavrularımızı geleceğe hazırlamalı onların iç dünyalarına inmeli…Aksi halde geçirdiğimiz hayat diliminde bizlere ders olan hayattaki kötü tecrübeleri, onlara yaşatmamalıyız.
Amerikalı Prof. Bloom’a göre insan zekasının yarısı 4 yaşına geldiğinde üçte ikisi de 6 yaşına gelince teşekkül etmiş durumdadır. Bazı eğitimcilerimize göre 3 yaşında ki bir çocuğun yetişmesinde, bir yıllık gecikmenin telafisi için 6-7 yaşlarında 2 yıla 15-16 yaşlarına gelince 4 seneye ihtiyaç vardır, işte böyle olunca meselenin ciddiyeti ortaya çıkıyor.
Yine bazı eğitimcilerimizin çocuk eğitiminde ki önceliğin “ANNE” unsuruna dikkat çekmekteler, insanın birinci üstadı ve en etkili öğretmeni onun annesidir, demek oluyor ki çocuklarımızın ilk yılları çok önemlidir. Çocuk dünyamızın yepyeni misafiridir, ona her şey yabancı o her şeye yabancıdır, onu hayata ve dünya ’ya bağlayacak köklü bir eğitim gerekliliğini asla unutmayalım. Batılı bir eğitimciye adamın biri sormuş “çocuk eğitimine kaç yaşlarında başlanmalı”?.
Eğitimci çocuğun kaç yaşında? diye sorar, adam bir yaşında der, batılının cevabı çok çarpıcıdır, “Bir yıl geç kalmışsın dostum”. Küçük yaşlarda öğretilen şeyleri taş üstüne nakış yapmaya yaşlılıkta öğrenileni de su üstüne yazı yazmaya benzetmişlerdir. Eğitimcilerimizin küçük yaşlarda öğrenilen şeylerin “HUY” denilen insanın temel yapısını oluşturduğunu ve ancak ölümle çıkacağını ısrarla söylerler, çoğu ana baba çocuklarının yaramazlıklarından bahsederler ne yapsak baş edemiyoruz derler.
Bu şikâyetler okul öncesiyle önemi yoktur, belki sevinilecek bir husustur.
Hatta bazı uzmanlar uslu, uslu bir köşede oturan çocuklar için endişelenip tedavi tavsiye ederler.
Bir önemli hususta çocuklar anne babasının en yakın takipçisidir. Onların bütün hareketlerini kontur ol ederler, bu nedenle anne baba yanlış poz vermemeye dikkat etmelidirler.
Çocukların iyi hareketlerini hemen ödüllendirmeliler, bazen bir tebessüm bazen bir iki tatlı söz bile bu işe yeter. Bugün çocuk eğitimine yer verdim zira 2026 yılı Nisan Ayında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ı Kana Bulayan Okul Saldırılar! Öğretmenler Ayakta İsyanda!
Bu alçak saldırıda Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden yavrularımıza ve fedakâr öğretmen kardeşimize Cenab-ı Allah’tan rahmet; kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Her iki menfur saldırıda yaralanan evlatlarımıza da acil şifalar temenni ediyorum.
Bizlere de çocuklarımıza güzel bir dünya bırakmayı arkamızdan rahmetler dilemeyi nasip etsin, arzum odur ki tüm çocuklar sağlıklı mutlu yaşasın. Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül
Kapılarınız Asla Kapatmayın.


TC. Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi
Çankırılı Yazar Necati ÜLKER