İşçiye para yok ama sevgiliye var..
İzmir'de, maaşlarını alamayan işçiler eylemdeyken türkücü sevgilisi ile yılbaşı kutlamak için Tayland’ın ünlü Phuket adasına giden CHP'li Buca Belediye Başkan Görkem Duman, aynı yerde tatil yapan bir Türk vatandaşının sosyal medyada yayınladığı görüntüler ortaya çıkınca apar topar Türkiye’ye dönmek zorunda kaldı.
Gitmeden önce 1800 işçiden sadece 200 temizlik işçisinin çıplak maaşını ödeyen Duman, dönüşte de diğerlerinin maaşlarını ödeyerek onlarla birlikte kameralara poz verdi.
Yeni yıla parasız girmekten son anda kurtulan işçilerin geriye dönük 5 aylık yemek ve mesai paraları ise hâlâ ödenmedi.
Demek ki istenince maaş ödenebiliyormuş.
O halde neden zamanında ödenmedi de başkanın kaçamağı ortaya çıkınca ödenmek zorunda kalındı?
Duman işçilerin eylemi sırasında yurt dışında tatilde olmasına yönelik eleştirilere ilişkin “son 2 yıldır sürdürdüğüm yoğun çalışma temposunun ardından, çok önceden planlanmış kısa bir mola için birkaç günlüğüne tatile çıktım. Bunun gizlenecek, saklanacak bir tarafı yok, tamamen insani bir durumdur.' ifadelerini kullanarak kendisini savundu.
Kendisinin tatil yapması insani durumsa çalışan işçilerinin maaşlarını alamamaları nedir?
Hatırlarsanız İstanbul karda yağmurda perişan halde iken İmamoğlu da tatile çıkıyor, bunun insani bir hak ve ailesine karşı sorumluluğunun bir gereği olduğu savunmasını yapıyordu.
Gözlerden uzak dünyanın bir ucunda sevgilisi ile keyifli bir tatil yapmak isteyen başkanın sadece tatili zehir olmakla kalmadı, kamuoyunun haberdar olmadığı icraatları da (!) ortaya çıktı.
Muhtemelen parti yönetiminden de tepki aldı ama işçilerine para ödemekte zorlanan başkanın sevgilisine konser verdirmede cömert davrandığı, Orhan'ın 18 Mayıs'ta Buca Gölet Tesisleri'ndeki Zeki Metin Amfi Tiyatrosu'nun açılışı ile 29 Ekim Cumhuriyet kutlamaları çerçevesinde konser verdiği ortaya çıktı.
Sevcan Orhan’a ödenen konser ücretlerini öğrenmek için başvuran belediye meclisi üyelerine ticari sır olduğu gerekçesiyle bilgi verilmemesi turpun büyüğünün heybede olduğunu gösteriyor.

Ne demek ticari sır?
Eğer ticari sır ise Mansur Yavaş’ın Ankara’da verdirdiği konserler için ödediği ortaya çıkan bol sıfırlı paralar neden sır değil?
İşçiye verilmeyen paraların sevgiliye tıkır tıkır ödenmesini ticari sır ile saklayamazsınız.
Sakladıklarına göre korktukları bir şeyler var.
Korkunun ecele faydası olmadığını yakında öğrenirler.
Konser belediyeciliği denilince Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın eline kimse su dökemese de bu konuda Görkem Duman’ın da gayretli olduğu anlaşılıyor.
Rezalet sadece tatille de sınırlı değil!
İddialara göre Başkan Duman, beraber tatil yaptığı şarkıcı Sevcan Orhan için Buca Dumlupınar Mahallesi’ndeki 2. Derece Sit Alanı olan araziye imar kıyağı geçmiş.
Konut yapımının yasak olduğu 3.5 dönümlük araziye villa temeli atıldığı, belediyenin ise bu hukuksuzluğa göz yumduğu öne sürüldü.
Bir siyasi zihniyetin villaya olan merakını sosyologların incelemesi lazım.
Rüşvet olarak villa isteniyor, Sit alanına villa yapılıyor, oligarklardan rüşvet alınıp villa yapmalarına göz yumuluyor, bir TV patronunun villasını mevzuata aykırı büyütmesine, yandaş gazetecilerin villalarını kaydırmalarına, ek bölümler yapmalarına göz yumuluyor, 50 milyon dolarlık üç villa 15 milyon TL -yanlış okumadığınız 15 milyon TL- gibi Keçiören’de bir daire fiyatına hibe(!) ediliyor ve o villaların manzarası kapanmasın diye önündeki arazi İBB bütçesinden 159 milyon TL ödenerek kamulaştırılıyor.
Bunlar ilk akla gelen Villa Projeleri(!) araştırsak kim bilir daha neler çıkar?
Partilerinin perde arkasındaki genel başkanı ve Cumhurbaşkanı adayının villa sevgisi ortada iken sevgiliye bir villalık yer için imar kıyağı geçilmesine fazla takılmamak lazım.
O kadar kusur kadı kızında da bulunur.

DİSK'e bağlı Genel İş Sendikası İzmir 6 No'lu Şube Başkanı Değer Yıldız, belediye işçisine 'para yok' deyip maaş yatırmayan CHP'li Buca Belediye Başkanı Duman'ın yılbaşı hediyesi olarak meclis üyeleri, bürokrat ve müdürlere ünlü bir giyim mağazasından hediye paketleri dağıttığını söyledi.
Sevgiliye konser/imar kıyağı, yılbaşı hediyeleri derken bu sefer de Sayıştay Raporu ortaya çıktı.
Yapılan incelemede, Buca Belediyesi'nin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yaptığı belediye şirketi olan Buca İmar ve İnşaat Sanayi Teknik Hizmetler A.Ş (BUCAMAR)'nin 31.12.2024 itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde 569 milyon 357 bin 981 TL'si prim borcu ve 349 milyon 532 bin 233 TL'si gecikme zammı olmak üzere toplam 918 milyon 890 bin 215 TL; ayrıca vadesi geçmiş 164 milyon 723 bin 772 TL tutarında vergi borcunun bulunduğu tespit edilmiş.

Buca Belediyesi, zamanında ödenmeyen faturalardan dolayı 20 milyon zarara uğratıldığı raporda şöyle açıklanmış.
"İdarenin elektrik tüketim faturalarını zamanında ödememesi sebebiyle fatura tutarlarına ek olarak 3 milyon 957 bin 298 TL, su tüketim faturalarını zamanında ödememesi sebebiyle fatura tutarlarına ek olarak 618 bin 262 TL gecikme cezası/faizi ödemesinde bulunulduğu, yine idare tarafından kredi taksit ödemelerinde olduğu gibi öngörülen faiz maliyeti haricinde borçların zamanında ödenmemesinden kaynaklanan 2024 yılı içerisinde toplam 5 milyon 611 bin 71 TL tutarında faiz, icra masrafı ve icra tahsil harcı adı altında ödemeler yapıldığı, bu ödemelere ek olarak 10 milyon 567 bin 775 TL vekalet ücreti ve yargılama gideri ödemesinde olmak üzere toplam 20 milyon 754 bin 408 TL ek mali külfete katlanıldı.'
Rapora göre; İdarenin ecrimisil karşılığında kullandırdığı taşınmazlarından iki tanesinin ayrı elektrik sayacının bulunmadığı, elektrik faturalarının belediye adına düzenlendiği, söz konusu faturaların belediye tarafından ödendiği tespit edilmiş.
Belediyenin 107 boş zabıta kadrosu varken, bu kadrolara alım yapmak yerine 19 şirket personeline usulsüzce zabıta kıyafeti giydirerek sahaya sürülmüş.
Başkan bir tatil kaçamağı yapayım derken eline yüzüne bulaştırdı ne var ne yok ortaya döküldü.
Muhtemelen tatile gittiğine gideceğine pişman olmuştur.
Bundan sonra bakalım ne olacak?
Seçmen; bu rezaletlere rağmen ne olursa olsun bizden olsun mantığı ile kuzu kuzu oy vermeye devam edecek mi?
Yoksa “yeter artık” diyerek alternatiflere mi yönelecek?
Bekleyip göreceğiz.

****
Genel Başkan Özgür Özel ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın, CHP'li eski Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in mezarı başında rakı içtiklerine dair görüntülerin yarattığı şok geçmeden bu kez de CHP'li Avcılar Belediyesi'nin yapacağı ihale ilanı pes dedirtti.
İlana göre 860 şişe viski, 6.000 şişe rakı, 35.000 şişe bira, şarap, votka, cin, tekila, likör ve rom olmak üzere toplamda 43 bin adet alkol satın alınacağı açıklandı.
Skandal alkol listesinin detayları şöyle:
Kokteyl Şurubu: 200 Litre
A Grubu Viski 100 cl.: 100 Adet
B Grubu Viski 100 cl.: 160 Adet
A Grubu Viski 70 cl.: 100 Adet
B Grubu Viski 70 cl.: 100 Adet
A Grubu Viski 50 cl.: 100 Adet
B Grubu Viski 50 cl.: 100 Adet
A Grubu Viski 35 cl.: 100 Adet
B Grubu Viski 35 cl.: 100 Adet
A Grubu Rakı 100 cl.: 300 Adet
B Grubu Rakı 100 cl.: 800 Adet
A Grubu Rakı 70 cl.: 400 Adet
B Grubu Rakı 70 cl.: 700 Adet
A Grubu Rakı 50 cl.: 400 Adet
B Grubu Rakı 50 cl.: 1.000 Adet
B Grubu Rakı 35 cl.: 1.300 Adet
A Grubu Rakı 20 cl.: 400 Adet
B Grubu Rakı 20 cl.: 100 Adet
Votka: 20 Adet
Cin: 20 Adet
Tekila 70 cl.: 20 Adet
Kırmızı Şarap 75 cl.: 400 Adet
Beyaz Şarap 75 cl.: 400 Adet
Blush - Rose Şarap 75 cl.: 200 Adet
A Grubu Bira 33 cl.: 1.000 Adet
B Grubu Bira 50 cl.: 34.000 Adet
Likör 70 cl.: 20 Adet
Rom 70 cl.: 20 Adet
GENEL TOPLAM
Viski: 860 şişe
Rakı: 6.000 şişe
Bira: 35.000 şişe
Kırmızı Şarap: 400 şişe
Beyaz Şarap: 400 şişe
Blush - Rose Şarap: 200 şişe
Votka: 20 şişe
Cin: 20 şişe
Tekila: 20 şişe
Likör: 20 şişe
Rom: 20 şişe
Yalnızca miktarlar değil, bazı ürünler için getirilen "12 yıl ve üzeri olma" şartı da dikkat çekici.
Bu ne içki sevdası be arkadaş?
Bir yerel yönetim bu kadar içkiyi hangi amaçla ve nerede kullanacak?
Hayırdır?
Genel Başkanlarının mezar başında rakı içmesini örnek alan Avcılar Belediyesi artık mezarlıkta içki mi dağıtacak?
Kent lokantalarının yanına kent meyhaneleri yapılarak içki almaya gücü yetmeyen garip(!) gurebaya(!) beleş içki mi dağıtılacak?
Alınacak içkiler genel başkanlarının geçtiğimiz Aralık ayında gittiği Brüksel’de; 5 dakikalık bir randevu alamadığı için sitem ettiği Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Türkiye’yi şikâyet edecekleri Avrupalılardan daha kolay randevu almak için hediye olarak mı gönderilecek?
Ne yapılacak bu kadar içki?
Yoksa Belediye içki satış mağazası mı açıyor?
Yeri gelmişken şu eklemeyi yapalım.
Özgür Özel Costa’dan randevu alamadığı için sitem ettiği için kendisini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; “Bak Erdoğan Avrupa’da bir liderden randevu alamadığımı ispat edersen yarın istifa ederim” diyerek rest çekmişti ama Abdulkadir Selvi’nin yazdığına göre (02/01 Hürriyet) CHP’nin resmi internet sitesinde Özgür Özel’in Brüksel’deki konuşması sansürlenerek Costa ile ilgili “Kişisel olarak hayranlık duyduğum birisi ama bu kadar önemli bir gündemde sadece açış konuşması yapıp ayrılması ve bizim baş başa 5 dakika bile kendisiyle görüşme imkânı bulamamamız kabul edilebilir değil” dediği bölüm çıkarılmak suretiyle randevu verilmediği bizzat kendilerince kabul edilmiş oldu.
Yani Özgür Özel’in meydan okuması blöf çıktı.
Her neyse mevzumuza dönelim.
Avcılar belediyesinin bu cesareti 30/12/2021 de “'Bu ülkede yılbaşı gecesi aldığı bir bileti kumar görmeyen, bir iki kadeh içkiyi günah saymayan bir Anadolu Müslümanlığı var. Onun günahına da katlanıp bu ritüeli yaşayan bir Anadolu Müslümanlığı var.' fetvasını veren Özgür Özel’den alıp almadığını bilmiyoruz ama iki kadeh içki içmenin günah olmadığı zırvasının Anadolu Müslümanlığı ile meşrulaştırılamayacağını; “Ey iman edenler! İçki, kumar, tapınmak ve putlara kurban kesmek için dikilen taşlar, fal ve şans okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz (Maide/90) Ayetinden biliyoruz.