Uzak bir ülkede, küçük, şirin bir köy varmış.

Bu köyde hiç kimse yalan söylemezmiş, biri hariç. O da küçük çoban.

Küçük çoban, her zaman arkadaşlarına şaka yaptığını sanarak yalanlar söylermiş

Bir gün, çoban sürüsünü alıp meraya götürmüş.

Koyunlar, kuzular otlarken canı sıkılan küçük çoban köylülere bir şaka yapayım da eğleneyim demiş ve köylülere seslenmiş; İmdat İmdat! yetişin, kurtlar sürüye saldırdı, yardım edin, yetişin!

Köyde kim var kim yok eline almış sopayı, doğru koşmuşlar çobanın sesine.

Çobanın yanına vardıklarında bir de ne görsünler?

Koyunlar kuzular gönüllerince otlanıp eğlenmiyorlar mı?

Anlamışlar çobanın yalan söylediğini.

Çobana çok kızmışlar ama bizim çoban şaka yaptığını söyleyerek gülmeye devam etmiş. Aradan birkaç gün geçmiş, çoban çok eğlenceliydi o şaka, tekrar yapayım diyerek başlamış bağırmaya; İmdat! yetişin dostlar, kurtlar sürüye daldı yetişin, yardım edin!

Köylüler, belki bu defa gerçektir diye düşünerek koşa koşa çobanın yanına varmışlar ama çoban ne güzel kandırdım sizi diyerek alaycı alaycı gülüyormuş.

Köylüler bu defa çok kızmışlar, aralarında sözleşmişler, bir daha bu yalancıya asla inanmayalım diye.

Bir gün, yine çoban kuzuları otlatırken sürüye gerçekten kurtlar saldırmış.

Çoban ne kadar bağırmış, çağırmışsa da nasıl olsa yalan söylüyor diyerek kimse yardıma koşmamış.

Kurtlar sürüyü talan etmişler ve çobana tek bir koyun bile bırakmamışlar.

İnsanların güvenini yitiren çoban bütün servetini kaybetmiş.

Yaptığı şeyin şaka olmadığını, yalan olduğunu anlamış ama iş işten geçmiş.

Bu fıkrayı neden mi anlattım?

İstanbul C. Başsavcılığı görevini ifa ederken asrın yolsuzluğu soruşturmasını cesaretle yürüterek parayla siyaseti dizayn etme tezgâhını bozan Akın Gürlek’e duydukları kin, nefret ve önyargı nedeniyle onunla ilgili asılsız iddialar/yalanlar ortaya atarak itibarsızlaştırma çalışıyorlar.

Ne verirse yiyen toksik sosyolojisine ve dokunulmazlığına güvenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel; “Akın sert kayaya çarptın oğlum! Gelirim darmadağın ederim aklını başına topla" Tepemin tasını attırma” diyerek tehdit ettiği Akın Gürlek’in kendisini ciddiye almadığını fark etmiş olmalı ki bu kez el yükselterek; 11 konut ve bir arsanın değeri 325,5 milyon lira iken, alıp sattığı 4 konutun işlem tutarı 126,5 milyon lira, bu çerçevede Gürlek'in mevcut taşınmazlarının ve satılan mülklerinin toplam işlem hacminin 452 milyon lira olduğunu iddia etti.

Geçmişte Manavgat Belediye Başkanının baklava kutusunda rüşvet alması ile ilgili olarak ellerinde 32 saatlik video kaydı olduğunu söylemesine rağmen bir dakikalık bir kayıt dahi açıklayamayan, yine Akın Gürlek’in İstanbul C. Başsavcısı iken Eti Maden'in Lüksemburg'daki şirketine yönetim kurulu üyesi olarak atanarak buradan maaş aldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı bu atamanın bakan yardımcısı iken yapıldığının belgelerle kanıtlanmasıyla yalanı elinde patlayan Özgür Özel’in yalancı çoban gibi davranmayacağını düşünenler bir kez daha yanıldılar.

Her gün irili ufaklı yalanlarla gündem belirlemeye çalışan Özgür Özel’in bu konuda selefi Kılıçdaroğlu’nu da geçerek Guinnes’e girmeye çalıştığını ısrarlı performansından anlıyoruz.

Adalet Bakanı Akın Gürlek X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda CHP liderinin açıklamaları için; "herhangi bir delile dayanmayan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonu" diyerek şunları kaydetti:

"Özgür Özel'in eline tutuşturulan kâğıtlarda yer alan, ancak gerçekte tapu kayıtlarında karşılığı olmayan hayal ürünü bu iddialar tamamen kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. (...) Elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresi siyasi kürsüler değil, ilgili yargı mercileridir. Bu iftiralar karşısında, başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri derhal başlatıyorum."

Sayın bakan yasal süreci başlattığına, iddia edilen gayrimenkullerin tapu kayıtlarında karşılığı olmadığına göre iddiasını kanıtlamak Özgür Özel’e düşüyor.

Aksi takdirde yalancılığı yargı kararıyla tescillenmiş olacak.

Peki, yalancılığı yargı kararıyla kesinleşen biri bu ülkeyi yönetebilir mi?

Sayın Özel’in Akın Gürlek’in hayali mal varlığını araştırma konusunda gösterdiği yüksek performansı sütten daha lekesiz partilileri içinde göstermesini bekliyoruz.

Mesela; İBB genel sekreterinin 250 bin liralık maaşla 400 bin lira aylık kirası olan villada nasıl oturduğunu, İmamoğlu’nun hangi ticari yetenekle Bağcılarda bir daire (15 milyon TL) fiyatına aldığı ve mal bildiriminde göstermediğini gerçek değeri 1,5 Milyar liralık üç villanın önündeki arsanın neden İBB bütçesinden 159 milyon TL ödenerek kamulaştırıldığını da bir zahmet açıklayıversin.

Para basmada merkez Bankası ile yarışan Cebeci döküm sahasına hafriyat döküm işinin neyin karşılığında; havada, karada fuhuş, kumar ve uyuşturucu alemleri yaparak gününü gün eden Murat Gülibrahimoğlu’na verildiğini ve Gülibrahimoğlu’nun İmamoğlu’nun neyi olduğunu da bir açıklayıversin.

Gazeteci Nuray Başaran tarafından açıklanmıştı, biz de hatırlatalım.

34 AKT 500 plakalı araç. Bu araç özel zırhlı, bomba battaniyesi olan özel yapım bir araba. Aziz İhsan Aktaş suç örgütü olarak adlandırılan ve başta İBB soruşturması ve birçok belediye başkanının içeri alınmasına sebep olan Aktaş’ın şirketine ait bir araç.

Bu araç 2023’ten sonra CHP genel merkezi tarafından kullanılan bir dönem Erdoğan Toprak'ın kullandığı ama son aylara kadar da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullandığı makam aracı. Ama bütün bunlar patladıktan sonra, Aktaş’ın şirketleri ile ilgili CHP’de belediye başkanları, genel başkan yardımcıları ilişkilendirildiğinde de Aktaş’a tekrar iade edilen araç.

Sayın genel başkan bir suç örgütü liderinin şirketine aracı neden kullandığını ve bu jestin partili belediyelerden aldığı milyonlarca liralık ihalelerle bir ilgisi bulunup bulunmadığını da bir zahmet açıklayıversin.

Bir de cehalet mi desek komedi mi desek trajedi mi desek Akın Gürlek’in Lüksemburg’da da demirli yatı bulunduğu iddiası var.

Hadi diyelim ki sahte tapu kayıtlarını eline tutuşturdular o da inandı ama Türkiye’yi yönetmeye talip bir genel başkan hangi akılla Lüksemburg’da demirli yat palavrasını yuttu?

Lüksemburg’a ne zaman deniz geldi?

Lüksemburg’da deniz vardı da biz mi bilmiyorduk?

Bu yanlış bilginin (!) kaynağı alkol olabilir mi?

****

Yalan da olsa toksik sosyoloji mest olmuşken CHP Lideri Özgür Özel hakkında Beşiktaş'ta "yıkım kararlı" bir evi düşük bedelle aldığı ve ardından kararın kaldırılmasıyla haksız kazanç elde ettiği iddiaları gündeme geldi.

Medyada yer alan iddialara göre Özgür Özel 22 Eylül 2021 tarihinde Beşiktaş Türkali Mahallesi'nde yer alan bir evi yaklaşık 800 bin TL bedelle satın aldı.

Ancak bu satın alma sürecini tartışmalı hale getiren detay, söz konusu taşınmaz hakkında CHP'li Beşiktaş Belediyesi tarafından verilmiş bir yıkım kararı bulunmasıydı.

Evin eski sahibinin bu kararı kaldırmak için yaptığı tüm girişimler sonuçsuz kalmış, belediye yetkilileri yapının "kesinlikle yıkılacağını" tebliğ etmişti.

Tam da bu süreçte alıcı olarak Özgür Özel'in devreye girdiği, satışın ise dönemin Beşiktaş Belediye Başkanı Ali Rıza Akpolat aracılığıyla gerçekleştiği iddia edildi.

Asıl çarpıcı gelişme ise satıştan hemen sonra yaşandı.

Tapu Özgür Özel adına tescil edilir edilmez, yapı üzerindeki "yıkım kararı" mucizevi bir şekilde kaldırıldı.

Bu hamleyle birlikte mülkün değeri bir anda katlanarak yaklaşık 600 bin dolar seviyesine ulaştı.

Adalet Bakanı sayın Akın Gürlek’in tapusu olmayan hayali evleri için küçük turp gösterileri düzenleyen Sayın Özel gösteri yapmadan şu sorulara cevap vermek zorundadır.

Yıkım kararı olan evi neden almak istemiştir?

Ona bu teklif kimden gelmiştir?

Amacı mülk sahibine destek olmak m yoksa fırsatı değerlendirmek midir?

Evin eski sahibinin yıkım kararının kaldırılması talebi reddedilmişken Özgür Özsel tarafından alınınca neden bu karar şimşek hızıyla kaldırılmıştır?

Belediyenin bu anlamlı jesti(!) hangi iyiliğin(!) karşılığında gerçekleşmiştir?

Böyle bir işe aracılık etmesinin Ali Rıza Akpolat’ın belediye başkanlığına aday gösterilmesiyle bir ilgisi var mıdır?

Ve son bir soru?

Hangisi küçük turptur?

Adalet bakanı Akın Gürlek’in tapu kaydı olmayan hayali evleri ve denizi olmayan Lüksemburg’ta demirli hayali yatı mı?

Yoksa; eski sahibinin itirazı reddedilerek yıkımına karar verilen ancak Özgür Özel aldıktan sonra yıkım kararı şimşek kaldırılarak değerine değer katan tapuda kayıtlı Beşiktaş’taki ev mi?

Ziya Paşa ne güzel söylemiş;

Anlar ki verir lâf ile dünyâya nizâmât

Bin türlü teseyyüb bulunur hânelerinde

***

Erbâb-ı kemâli çekemez nâkıs olanlar

Rencîde olur dîde-yi huffâş ziyâdan