06.02.2023 tarihinde saat 04:17 sularında Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve 13:24’de merkez üssü Elbistan Merkezli 7.6 büyüklüğündeki iki depremde Kahramanmaraş, Hatay, Adana, Malatya, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Osmaniye, Kilis ve Elazığ’ın da eklenmesiyle toplamda 11 il etkilendi ve ülkemizin önemli bir bölümünde hissedildi.

Bu büyük felakette 50.783 vatandaşımız hayatını kaybetti 115.353 vatandaşımız yaralandı ve 37.984 bina yıkıldı.

Böylesine büyük bir felakete asrın felaketi denilmesinden bile rahatsız olan muhalefet sadece turist gibi izlemekle yetinirken depremin ilk anından itibaren devlet vatandaş iş birliği ile yaralar sarılıp hızla kalıcı konutların yapılmasına başlandı ve söz verildiği gibi üç yılın sonunda 455 bin bağımsız bölüm, köy evi ve işyeri hak sahiplerine teslim edilerek muhalefetin ellerini ovuşturarak “nasıl olsa hükümet bunun altından kalkamaz” beklentileri boşa çıkartıldı.

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Emlak Konut GYO ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda nüfus bakımından Litvanya, yüzölçümü açısından Bulgaristan, İzlanda kadar alan inşa edildi.

Devlet bir yandan yıkılmış şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için çaba gösterirken diğer taraftan içimizdeki ve dışımızdaki hainlerin kaos beklentisiyle piyasaya sürdükleri yalanları ifşa etmek için uğraştı.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bu süreçte sayıları ikiyüzü aşan ve her biri kaos çıkartmayı, devleti aciz göstermeyi ve halkı devlete karşı kışkırtmayı amaçlayan kuyruklu yalanları ve yalancıları tek tek ifşa etti.

Bugün hiçbir şey olmamış gibi utanmadan aramızda dolaşan ve ne yazık ki ihanetlerinin hesabı sorulamayan yalancılar “nasıl olsa bir şey olmuyor” düşüncesiyle yeni yalanları sürüme sokmaktan çekinmiyorlar.

Orman yangınları, deprem, sel, heyelan ve benzeri doğal afetlerden sonra özellikle sosyal medyada kuduz köpek gibi devlete saldıran ve milleti galeyana getirmeyi amaçlayan yalanların iftiraların hesabı en ağır bir biçimde sorulmadıkça bu millete rahat yoktur.

Yalan söylemek fikir ve ifade özgürlüğü değildir.

Özellikle devleti aciz göstermek ve milleti kışkırtmayı amaçlayan yalanları söyleyen, paylaşan ve yayanlar hiç tartışmasız vatan hainidir.

Birkaç aylık göstermelik cezalar ve hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararları bu hainlere cesaret vermekten başka bir işe yaramaz.

Bir yanda insanlar ellerinde avuçlarında ne varsa, güçleri neye yeterse vererek, bedenen çalışarak depremzedelere yardımcı olmaya çalışırken, bırakın yardım etmeyi yardımları engellemek için kıçlarını yırtan ve felaketten rant devşirmeye çalışan unvan, statü ve görevleri ne olursa olsun hainlere asla müsamaha gösterilmemelidir.

DMM tarafından deşifre edilen ve aşağıda bir kısmını okuyacağınız yalanları söyleyenler ve yaymaya çalışanlar bugün de boş durmuyor ve bütün dünyanın takdirini kazanan 455 bin konutun teslim edilmesini küçümsemeye ve itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.

İşte gelecek nesillere utanç belgesi olarak kalacak yalanlardan bazıları;

-Deprem bölgesinde arama kurtarma çalışması yapılmıyor.

-Malatya Özel Güvenim Bakım Merkezi’ndeki engelli bireyler sokakta kalıyor.

-Malatya’da Kızılay Bölge Kan Merkezi tamamen yıkıldı.

-AFAD, akşam 8.5 şiddetinde deprem beklendiğini açıkladı.

-Samsun’da bir saat içinde 6.3 şiddetinde deprem olacak.

-Adana Havalimanı ikinci bir karara kadar uçuşları kapatıldı.

-Osmaniye’de deprem felaketi yaşanırken MHP Genel Başkanı Bahçeli partisinin yıl dönümünü kutluyor.

-Afet bölgesinde arama kurtarmada TSK devreye girmedi.

-TÜBİTAK depremin meydana geldiği bölgeyle ilgili projeyi reddetti.

-Depremde hasar gören Mersin Şehir Hastanesi boşaltılıyor.

-Deprem sonrası Atatürk Barajı’nda çatlaklar oluştu.

-Hatay Havalimanı Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından onarılıyor.

-Afet bölgesine giden iş makineleri engelleniyor.

-İsrail’den gelen yardım ekibi bekletiliyor.

-HDP’li Ağrı Patnos Belediyesi’nin deprem yardım aracına kaymakamlık tarafından el kondu.

-Deprem bölgesinde millet cenazelerini toprağa veremiyor, savcılar mesai bitti diye işlem yapmıyor.

-Deprem bölgesinde kullanılacak ekipman ve araçların gümrük vergisi kaldırılmadı.

-Hatay T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kadın hükümlü ve tutuklulara tecavüz edildi.

-Gaziantep’te kız öğrenci yurdu yıkıldı ve tek bir kız kurtuldu.

-Depremde nükleer santral patladı.

-Kimliği belirlenemeyen cenazeler resmi verilere dahil edilmiyor.

-Barınma ihtiyacı olan afetzedelerden bilgi kartı isteniyor.

-Elektrik Mühendisleri Odası’nın destek verme talebi AFAD tarafından reddedildi.

-Fenerbahçe’nin gönderdiği yardım TIR’ı yağmalandı.

-Depremzedeler çıkartılırken başka bir ekip gelip çıkarma işlemini yaptı.

- Gölbaşı çocuk sığınma evine deprem bölgesinden 70 çocuk geldi.

- İtfaiye erinin telefonunu çalan Suriyeli.

- Depremzedelere destek için AFAD kaydı şart koşulacak.

- Deprem mağdurlarına yardım yapılmadan GBT yapılıyor.

- AFAD’a, kişinin yaşadığına dair ihbar gelmedikçe arama kurtarma çalışması yapılmıyor.

- Antakya’da cenazeler, isim yerine numara verilerek gömülüyor.

- Avusturya Kurtarma ekibi bir çocuğu kurtaracakken Türk ekibi durdurdu.

- 13-14 yaşındaki depremzede çocuklar istismar ediliyor.

- Hatay Barajı patladı.

- K.Maraş’ta depreme ABD’li şirketin açtığı 6 bin metrelik petrol kuyusu sebep oldu.

- Hatay’da çadırlar dağıtılmadı.

- Mersin’e gönderilen akaryakıt gemisi EPDK tarafından engellendi.

- Deprem bölgesinde hava araçları kullanılmadı.

- Hatay’da Yapı Denetim Müdürlüğü’nde evraklar yok edilmeye çalışılıyor.

- Türkiye-Suriye sınırındaki bazı duvarlar yıkıldı, çeteler Türkiye’ye giriyor.

- Diyanet, Elazığ’daki Harput Külliyesi’ni depremzedelere açmadı.

- Gaziantep’te yağmaya kalkışan Suriyeliler tekne tokat dövüldü.

- Binayı yapan Iraklı müteahhit, merdiveni yapan Japon şirketi.

- Kapılar açıldı, Suriye’den yüz binlerce sığınmacı getiriliyor.

- Afet bölgesinde yakalanan yağmacının kulağı kesildi.

- Yüzlerce afetzede Ankara Esenboğa Havaalanı’nda bekletiliyor.

- Hasar tespiti öğretmenler ve imamlar yapıyor.

- Afetzedeler çöp konteynerleri arasında yaşıyor.

- Erbil’den Adıyaman’a gelen iş makineleri bekletiliyor, engelleniyor.

- Belediye başkanı gelince kurulan çadırlar, başkan gidince toplandı.

- Yakalanan yağmacı direğe bağlandı.

- Tayvan ekibi tam enkaz altındaki afetzedeye ulaşacakken, uzaklaştırıldı.

- Kültür ve Turizm Bakanlığı depremzedelerin otellere alınmamasını istedi.

- Malatya’da hasar tespit çalışmaları iptal edildi.

- Afet bölgesine yem gönderilmiyor.

- Çinli kurtarıcıyı yapay zekâyla Müslüman yaptılar

- İçinde polar kazak olan kutular üzerinde bira reklamı olduğu için geri çevrildi.

- Hatay’da ATM’ler yağmalanıyor.

- Hakkâri Valiliği afet bölgesine yardım götüren aracı engelledi.

- İspanya ordusu İskenderun’da devriye görevi yapıyor.

- Depremde yıkılan binaların çoğu yeni binaydı.

- Toplanan yardımlara el koymak isteyen kişiler Cemevine silahlı saldırı düzenledi.

- Afet bölgesinde bir tane Diyanet görevlisi yok.

Bu yalanların hepsi milletin moralini bozmak, devlete karşı kışkırtmak ve deprem fırsat bilinerek kaos çıkartmak amacıyla söylendi.

O nedenle de en az deprem kadar yıkıcı idi.

Dünyanın hiçbir ülkesinde böylesine büyük bir afetin yaraları bu kadar sürede sarılamazdı.

Türkiye’de sarıldı. Yıkılan şehirler üç yılda ayağa kaldırıldı.

Hayat normale döndü ama bu durum yine birilerini rahatsız etti.

Onların rüyasını bile göremediklerini devlet gerçekleştirilmesi psikolojilerini bozdu.

Nasıl olsa verilen sözler tutulmaz diye düşündüler.

Çünkü başkalarını da kendileri gibi beceriksiz zannediyorlardı.

İzmir’de kooperatif rezaleti ile insanlar dolandırılırken, çöpler toplanamaz ve saatlerce sular kesilirken, körfeze lağım akıtılırken, belediye işçilerinin maaşları ödenemezken Buca belediye Başkan tropik adalara gezi düzenler ve sevgilisine belediye kesesinden konserler verdirirken müdahalede bulunamayanlar üç yılda 455 bin konutun teslimini hayal dahi edemiyordu.

Altın tepsi içinde iktidarın kendilerine teslim edilme beklentileri de boş çıkınca depremzedelere verilen evlerden faiz alınacağı ve yapılan evlerle ilgili çok sayıda şikayet bulunduğu yalanlarını üfürdüler.

Bir nankörü kürsüye çıkartıp, neye imza attığımızı bilmiyoruz bize zorla belge imzalatıyorlar dedirterek sanki sözleşmelerde vatandaşı mağdur eden hükümler varmış algısı. yaratmaya çalıştılar.

Neye imza attığımızı bilmiyoruz diyen soytarıya neden okumadın diye sormadılar?

Sayın Cumhurbaşkanı depremzedelere verilen evlerden faiz alınmayacağı, ödemelerin 18 yıla yayılacağı ve 18 yıl boyunca 8.750TL olarak sabit kalacağı, arzu edenlerin 484. bin TL peşin ödeyerek borçlarını kapatabileceklerini açıklayarak yalanlarını suratlarına çarptı ama utanmaları olmadığı için yüzleri kızarmadı, özür de dilemediler

Üç yıl boyunca ortalıkta görünmeyen CHP’nin Genel Başkanı depremin üçüncü yıldönümünde deprem bölgesinde arzı endam ederek partili belediyelerinin yardımlarını(!)açıkladı.

Beş belediyenin çerezleri şunlarmış;

Çankaya Belediyesi 50 çöp konteyneri.

Muğla Büyükşehir Belediyesi 150 çöp konteyneri ve 1 minibüs.

Adıyaman Belediyesi cami temizleme aracı.

Buca Belediyesi kilit taşı.

Sancaktepe Belediyesi 1 adet minibüs.

CHP’li belediyelerin yaptıklarını iddia ettikleri yardımların(!) parasal değeri 455 bin konutun bir tanesinin bile karşılığı değil.

Bırakın bir konut bedelini tek başına Selçuk Bayraktar’ın, Müge Anlı’nın yaptığı yardımların yanında esamisi bile okunmaz.

Çift motorlu jetlerle, İBB’ne tahsisli çakarlı araçlarda uyuşturucu, kumar ve fuhuş hizmeti veren baronlara İBB’den akıtılan paraların yüzbinde biri bile deprem bölgesine gönderilmedi.

Deprem için toplanan paralar eko sisteme aktarıldı.

Hıdırlıktepe’ye iki tane kazık için 2 milyar harcayan, konserlere milyonlarca lira veren Mansur Yavaş’ın başkanı olduğu Ankara Büyükşehir belediyesinin deprem bölgesinde çaktığı tek çivi yok.

Sevgilisine kariyer basamaklarını üçer beşer atlatan, aldığı rüşvetlerle onu hediyelere boğan Muhittin Böcek’in başkanı olduğu Antalya Büyükşehir Belediyesinin, konserlere milyonlar veren İzmir Büyükşehir belediyesinin ve diğer CHP’li belediyelerin deprem bölgesinde tek bir eserleri yok.

Azerbaycan’ın, Özbekistan’ın Mahalleleri, Baykar’ın, Galatasaray’ın ve özel sektörün yüzlerce bağış evi, Konya Büyükşehir belediyesinin başta Habib Neccar Camii restorasyonu olmak üzere damgasını vurduğu çok sayıda eseri var var ama CHP’nin topu topu 200 çöp konteynırı, kilit taşı, cami temizleme aracı ile 1 minibüsü var.

Özgür Özel eline tutuşturulan kâğıttan bu uyduruk yardımları (!) büyük bir bağışmış gibi okuyarak depremzedelerle dalga geçiyor.

AVM’de bar açılışı yaparken; "Belli ki müdavimi olacağız, belli ki kandaki alkol seviyesi artacak. Allah utandırmasın" diyecek kadar içkinin esiri olmuş kafalardan depremzedenin yanında olmak gibi bir hassasiyet beklemiyoruz.

Gölge etmesinler başka ihsan istemez.