Belediye çalışanı sevgilisi ile otel odasında basılan Özkan Yalım’ı ihraç edemiyorlar ama kadına kendileri kadar değer veren başka parti yok yalanıyla ikiyüzlülüğün kitabını yazıyorlar.

Aile ve Sosyal Hizmetler Gölge(!) Bakanı ve CHP Parti Meclisi Üyesi Aylin Nazlıaka, beraberindeki CHP'li kadın milletvekilleri ile birlikte TBMM'de düzenlediği basın toplantısında söylediği; "Bizim iktidarımızda kadınların güvencesi olan laiklik yeniden tüm Türkiye'de hâkim olacak. Hiçbir kadın güvenlik sorunu yaşamayacak, istismara uğramayacak, çalışmak zorunda kalmayacak. Herkesin onurlu güvenli ve eşit bir yaşam hakkının olduğu bir Türkiye olacak. Ve biz bu düzeni değiştirmekte kararlıyız." Sözleri ile kargaları bile güldürdü.

Katıla katıla gülerek yerlerde yuvarlanan kargalardan birisine; “hayırdır birader sizi bu kadar güldüren komik şey nedir? söyleyin bizde gülelim” diye sorduğumda; “abi haberin yok mu Uşak belediye başkanı sadece kendisi için kayıt yaptırdığı otel odasında 21 yaşındaki belediye çalışanı sevgilisi (metresi) ile basılıyor, adamın bundan başka üç sevgilisi daha var, yani biri giderse diğeri kalsın ne olur olmaz diyerek sevgili yedeklemiş, o da yetmemiş, Uşak’ta sorun olursa bari bir sevgili de İzmir’de olsun hesabıyla Bornova belediyesine bir sevgili yerleştirmiş, sevgililerine işe gelmedikleri halde maaş ödemiş, ödetmiş, sevgililerine rüşvet ve haraçlardan ev, araba ve pahalı ziynet eşyaları hediye etmiş, canı sıkılan sevgililerini parasını belediyeden ödediği yurtdışı seyahatlere götürerek zevk-i sefayı ülke sınırları dışına taşımış, sahibi olduğu pavyonda çalıştırdığı işçilerin(!) sigorta primlerini belediyeye ödetmiş, bütün Uşak bu adamdan yaka silkerek bir yıldır genel merkeze şikayet üstüne şikayet yağdırmışlar ama en küçük bir eleştiri yapanı partiden ihraç eden Özgür Özel bu kart zamparaya dokunamamış, ihraç etmemek için de formül üstüne formül üretirlerken partinin gölge bakanı iktidarlarında, hiçbir kadın güvenlik sorunu yaşamayacak, istismara uğramayacak, çalışmak zorunda kalmayacak diye fıkra anlatıyor, Özgür Özel; “kadına bizim kadar değer veren, mesai harcayan başka parti var mı ? yok “ diyerek kafa buluyor, biz gülmeyelim de kimler gülsün abi” dediler.

Kargaların bile gündemi bu kadar ciddi takip etmelerine şaşırdım kaldım.

Mitinglerinde esip gürleyip sağa sola tehditler savurarak cesaret gösterileri sergileyen Özgür Özel bu adamı partiden atabilir mi? diye sordum.

Yok abi, söylenenlere göre Özkan Yalım “beni partiden atarsanız her şeyi anlatırım, sizi de yakarım demiş” dediler.

Peki, siz bunları nereden biliyorsunuz? diye sorunca biraz da sitem ederek; “abi kargayız dünyadan haberimiz yok mu zannediyorsunuz, biz de iyi kötü gündemi takip ediyoruz, bizim camiada asla rastlanmayacak rezillikleri sizin insanlarınız o kadar pervasız yapıyorlar ki ister istemez haberdar oluyoruz” cevabını verince susmak zorunda kaldım.

Bize kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz diye öğretmişlerdi anladım ki burnu pislikten kurtulmayanların kılavuzu karga değilmiş.

Kargalara haksızlık yapmışız.

*****

Otel odasında yarı çıplak beline sardığı havluyla kapıyı açan ve sevgilisi ile basılan Uşak belediye başkanının yaptıklarının makul görülmesi ve ihraç edilmemesinde Özgür Özel’in ifadesiyle “kadınlara değer vermesi ve onlar için yoğun(!) mesai(!) harcamasının” etkili olduğu iddia edilse de soruşturma kapsamında dosyaya giren bilgilere göre Dizayn VIP firması tarafından Uşak Belediyesi Sosyal Tesisleri adına iki ayrı Mercedes V300 araç için 898 bin TL ve 6 milyon 856 bin TL olmak üzere toplamda 7 milyon 754 bin TL’yi bulan iki ayrı fatura kesildi. Ardından bu iki fatura tek kalemde birleştirilirken toplam 7 milyon 754 bin TL’lik tek bir faturanın olduğu aktarıldı.

VIP dönüşümü yapılan araçlardan birinin şasi numarası üzerinden lüks aracın Uşak Belediyesi adına kayıtlı olduğu resmi sistem kayıtlarıyla net olarak tespit edilirken diğer aracın da CHP Genel Başkanı Özgür Özel adına kayıtlı olduğu, böylece, CHP Genel Başkanı Özgür Özel adına kayıtlı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm masraflarının Uşak Belediyesi kasasından karşılandığı tespit edildi.

TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik’in açıklamasına göre; "Yalım'ın, 'Özgür Özel beni Ulaştırma Bakanı yapacak. Onun altındaki arabayı ben aldım' dediği öne sürülüyor. Yalım'ı ilk gün savunmaya giden avukatlardan biri, CHP avukatı Çağlar Çağlayan'dı. Sonrasında disipline verdik dediler ama herhangi bir işlem yapılmadı. 'Benimle ilgili bir ihraç mekanizması çalıştırırsanız bildiklerimi anlatırım' dediğine dair iddialar var."

Veryansın TV'de konuşan Erdem Atay da Yalım'ın partiden ihracı için toplanan CHP MYK'ya haber gönderdiğini belirtti: "'Beni ihraç ederseniz bütün bildiklerimi anlatırım' diyor. Özkan Yalım'ın ihraç edilmemesinin nedeni, Özgür Özel ve arkadaşlarını tehdit etmesidir. Bunu kesin bilgi olarak söylüyorum. Yalanlayabiliyorlarsa beni yalanlasınlar. Peki, Yalım neyle tehdit etti? Özgür Özel, dimdik ayakta derken neyi kastediyor? Açıklarsa sevineceğiz." Dedi.

Yalım'ın yakın çevresine, "Özgür Özel'in altındaki arabayı ben aldım" dediği yönündeki iddialar, dosyaya giren faturalar ve araç sahipliği tespitleriyle paralellik gösterirken Özkan Yalım hakkında İhraç veya disiplin sürecinin başlatılmaması iddiaları güçlendirdi.

Adam sadece sevgili değil lazım olur diye gerekli belgeleri de yedeklemiş.

Kimileri başkanın sevgilisinin iç çamaşırına saklamaya çalıştığı ancak polis tarafından el konulan ve şifresi çözülen ikinci telefonda kayıtlı erotik görüntülerin birilerinin yüreğini hoplatacak zenginlikte olduğunu iddia ediyor.

Özkan Yalım’ı savunmak için bizzat Özgür Özel’in talimatıyla CHP’nin resmi avukatı Çağlar Cağlayan’ın görevlendirilmesi Özkan Yalım’ın bildiklerini anlatması halinde birilerinin başlarının ciddi halde derde gireceği kuşkusunu güçlendiriyor.

CHP Kadın Kolları Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu KAYA rezaleti eleştireceğine; “tek amacı Uşak’a hizmet etmek, çalışkanlığıyla bildiğimiz, özveriyle çalışan, tek amacı Uşak’a hizmet etmek” diyerek kart zamparayı savunuyor.

4 sevgili, bir eş ve onların harcamaları için yapılan çalışmalar(!) Uşak’a hizmet(!) olarak değerlendiriliyor.

Ortaya saçılmış böylesine bir kepazelik varken basın toplantısı yapıp kadınların güvencesi olarak laiklik yeniden hâkim kılınarak hiçbir kadının güvenlik sorunu yaşamayacağı, istismara uğramayacağı ve çalışmak zorunda kalmayacağı açıklaması kelimenin tam anlamıyla tüy dikmektir.

Tarih bu kadar başarılı ve senkronize bir tüy dikmeye şahit olmamıştır.

Kadınların güvencesi olan laiklik belediye başkanının sevgilisi olunca mı gerçekleşecek?

Her belediye başkanına üçer beşer sevgili hatta başka belediyelerde yedek sevgili kontenjanı ayrılarak kadınlar güvenceye mi kavuşacak?

Bu kontenjanlara atananlara fedakarlıkları(!) karşılığında bir ek ödeme yapılacak mı?

Belediye başkanlarının sevgilisi olamayan kadınlar durumu ne olacak?

Nazlı hanım iktidarlarında (şu anda kendi partili başkanları tarafından yönetilen belediyelerde iktidardalar) hiçbir kadın güvenlik sorunu yaşamayacak, istismara uğramayacak, çalışmak zorunda kalmayacak demiş.

Elli küsur yaşlarındaki belediye başkanları 21 yaşındaki belediye çalışanı kadınla basıldığında bu istismar olmuyor mu?

İktidara gelmeleri halinde istismarı yeniden mi tanımlayacaklar?

Kadınlar kendi belediye başkanlarına sevgili olunca güvenlik sorunu otomotikman çözülmüş mü oluyor?

Tanju Özcan eski sevgilisinin tehdit ettiği sevgilisine “seni ancak ben korurum” diyerek şefkatli kanatları altına almış ve bu güvenli yaşamı baş başa bir otel odasında kutlamışlardı.

Koruma işini belediye başkanları bizzat mı yapacaklar?

Uşak Belediye başkanının sevgilileri işe gitmeden maaş aldıklarına göre çalışmalarına gerek kalmaması böyle mi sağlanacak?

Kadınlar bir belediye başkanının sevgilisi olduklarında mı onurlu, güvenli ve eşit bir yaşam hakkına kavuşacaklar?

****

Meclisin konforlu koltuklarında masal anlatan Nazlıaka Giresun’un Görele İlçesinde partisinin başkanı Hasbi Dede’nin istismarına uğrayan ve duruşmaya günler kala geçirdiği şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybeden 16 yaşındaki Tuana Torun’dan bahsetmedi.

Belki de kaza süsü verilen bir cinayetle susturuldu Tuana.

Tuana’nın ölümüne neden olan kaza öncesinde ailesine sürekli tehdit mesajları gelmesi ve Kazanın ardından kaçan ve polis ekiplerinin çalışması sonucu yakalanıp gözaltına alınarak tutuklanan alkollü sürücü Adem Haşbaş’ın Hasbi Dede’nin Görele ilçesinde eski eniştesine ait restoranda işçi olarak çalışması tesadüfle açıklanamaz.

Tuana’ya gecenin bir yarısı belediye bakanının telefonundan gönderilen erotik mesajlar Nazlıaka’nın kızına gönderilseydi aynı anlayışı gösterir miydi?

SABAH'a konuşan acılı baba Ahmet Torun, "Taciz nedeniyle şikâyetçi olduğumuz günün akşamı CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Görele Belediye Başkan Yardımcısı Uygur Dural, kadın belediye meclis üyesi İlkay Odabaş evimize gelip şikâyeti geri çekmemizi istedi. Biz de davamızdan vazgeçmeyeceğimizi söyledik. Sonra kalkıp gittiler."

"O günden bu yana cenazemize dahi gelmediler. CHP İl Başkanı Gökhan Şenyürek de gelmedi dedi.

Anne Nuray Torun ise, "Hasbi Dede'nin tacizden tutuklanmasının hemen ardından belediyeye ait Gör-Bel Şirket Müdürü Erhan Çelebi beni telefonla arayarak, 'Hasbi Başkan senin belediye içinde çalışmanı istemiyor. Başka bir yerde çalışman istendi' dedi.

Ben de ona 'Psikolojim bozuk, insan içine çıkmak istemiyorum' şeklinde yanıt verdim Daha sonra üç kez daha telefonla aranarak mobbinge uğradım. Beni farklı yerlere süreceklerdi. Ardından, Hasbi Dede'nin yerine atanan Aysel Uzun ile görüşüp durumu anlattım. O da beni belediyeye ait sosyal tesis olan konuk evine gönderdi.

Orada garson olarak çalışmaya başladım. Kazanın olduğu akşam da tesiste nişan vardı. Çalışırken kızım arayıp, 'Yanına gelmek istiyorum' dedi. Ben de ona 'gel' dedim. Evden çıkıp yanıma geliyordu. Sonra o kazada hayatını kaybetti. Ben orada çalışmasaydım kızım oraya gelmeyecekti" dedi.

O zaman şu soruları sormak hakkımız.

CHP kendi belediye başkanlarının taciz ettiği Tuana’nın ailesinden neden şikayetlerini geri çekmesini istedi?

Eğer başkan masumsa “beni yargılayın aklanayım” demez miydi?

Hani kadına kendileri kadar değer veren, mesai harcayan başka parti (yalanınız batsın) yoktu?

Kadına, tacizcileri korunarak mı değer veriliyor?

Ortada ağır bir taciz iddiası var iken aileden şikayetçi olunmamasını istemek tacizi meşrulaştırmak değil midir?

Taciz meşrulaştırarak tacizciler korunarak mı laiklik hâkim kılınacaktır?

Laiklik; belediye başkanlarına dört sevgili edinme ve bunları bankamatik memur olarak belediyede işe yerleştirme hakkı mı vermektedir?

CHP’li Giresun Milletvekili Elvan Gezmiş; “Genç kızları taciz edenlere ceza verilmiyor. Cezasızlık algısı tacizcileri cesaretlendiriyor.” Diyerek sözde tacizcileri eleştirirken Tuana’yı taciz ettiği için gözaltına alınan Görele Belediye Başkanına destek veriyor ve genç kızın ailesine “şikâyetinizi çekin” diye baskı yapıyor.

Tüm bu rezaletler ortada iken; “hiçbir kadın güvenlik sorunu yaşamayacak, istismara uğramayacak, herkesin onurlu güvenli ve eşit bir yaşam hakkı olacak, “kadına bizim kadar değer veren, mesai harcayan başka parti var mı ? sözleri tam bir ikiyüzlülüktür.

Tıptaki önemli gelişmelere rağmen ne yazık ki bu ikiyüzlülüğün henüz çaresi bulunamamıştır.