Türkiye Cumhuriyeti’nin Bakanı, şantaj amaçlı fuhuş için Belarus’tan gelen kadınlara vize verilmesi için neden devreye girer?

Siyaseti kirleten rüşvet, zimmet, irtikap ve haraç almanın zirve yaptığı şu son yıllarda en az bunlar kadar utanç verici ahlaksız fiillerin varlığı da gözden kaçmıyor.

Makamlarını kendi uçkur sevdası için kullanan siyasiler sadece siyaseti kirletmekle kalmıyor, halka hizmet için geldikleri makamları da itibarsızlaştırıyorlar.

Eski sevgilisinin şiddetinden korumak için himayesine aldığı belediye çalışanı ile cinsel ilişkiye giren eski belediye başkanı Tanju Özcan, annesi belediye çalışanı ve partilisi bir genç kızı gecenin bir yarısı attığı cinsel içerikli mesajlar ile istismar eden ve sonrasında o genç kızın şüpheli bir trafik kazası ile ölümüne neden olan Görele eski belediye başkanı Hasbi Dede, Ankara’da bir otelde belediye çalışanı metresi ile basılan ve dört metresini de belediye de işe yerleştirerek uçkurunun finansmanını halkın cebinden karşılayan, pavyonundaki işçilerin(!) sigorta primlerini de belediye bütçesinden yatıran yapan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, metresi ile utanç verici ahlaksız yazışmaları ortalığa saçılan ve kendisini yürüyen para olarak tanıtan İzmir/Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, buraya yazamayacağım kadar rezil uçkur hikayeleri dilden dile dolaşan Antalya eski Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in istediği zaman birlikte olmaları şartıyla belediyede iş garantili 11 metres istihdamı projesi(!) gündeme gelen rezilliklerden sadece bir kaçı.

Bir taraftan vatandaş aç edebiyatı yapan bazı uçkur düşkünlerinin, taraftan manken kılıklı fahişelere geceliği 3000 dolar ödeme yapacak kadar cömert davrandıklarını, lüks yatlarda ve otellerde alemlere daldıklarını medyaya düşen haberlerden biliyoruz.

Portekizli sözde model Tessy Ramos Correia Savcılık ifadesinde Antalya’dan hareket eden teknede çok ünlü (bilin bakalım kim?) bir siyasetçi ile cinsel birliktelik yaşadığını söylemiş.

Kim bilir yaşadıklarını(!) söyleyemeyen daha kaç kişi var?

İBB’den aldığı ihale ile cebeci döküm sahasını para basma makinası gibi kullanarak elde ettiği büyük servetin bir bölümü İngiltere’ye kaçıran firari sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun havada denizde ve karada sunduğu VİP fuhuş hizmetlerinden yararlanan büyükbaşların kim olduklarını henüz bilinmese de er ya da geç ortaya çıkacağını biliyoruz.

Daha çok belediye başkanı eksenli bu rezaletlere, namı diğer Taklacı İdris Naim Şahin’in bakan olduğu dönemde (Alex) Süleyman Hilmi Kalcı’nın Türkiye'ye getirdiği Belaruslu kadınlarla fuhuş yapan bürokratları gizli kameraya görüntüleyerek şantaj yaptığı, bazı ihalelerin bu yöntemle alındığı iddiası eklendi.

İdris Naim Şahin’in bakanlığı döneminde özel kaleminde çalışan Ömür Yücel üzerine tahsisli iki aracın şantaj amacıyla fuhuş yaptırılmak üzere Belarus’tan getirilen kadınların taşındığı ortaya çıktı.

Şahin, yıllık bedeli 1.000 TL olarak gösterilen 34 SL 313 plakalı aracı Mehmet Özmen’in şirketinden kiraladığını, aracın firarilerin kaçırılmasında kullanıldığından haberi olmadığını savunurken eski danışmanı Ömür Yücel’in “Şahin’in bilgisi dâhilinde” dediği vize girişimlerini de reddetti.

Allah aşkına günümüz şartlarında 1.000 TL’ye araç kiralanması mümkün mü?

Hayatın olağan akışına böylesine aykırı bir kiralamanın “bir çıkar ilişkisi” olmaksızın gerçekleşmesi mümkün değildir

Kuriş suç örgütü elemanları Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz firar için bakana tahsisli arabayı kullanıyorlar ama bakanın haberi yok.

Belarus’tan tanıdığı arkadaşı aracılığı ile ekelere sunulmak üzere fahişeler getiriliyor ama bakanın haberi yok.

Bakanın danışmanı ve tanıdığını beyan ettiği Ömür Yücel ifadesinde bakanın talimatıyla vize almaya çalıştığı Belarus’lu kadınların isimlerini veriyor.

“Cennet Çalışmış isimli şahıs Belarus’taki Türk Konsolosu olarak bildiğim şahıstır. Bu yazışmaları hatırlıyorum. Tamamı bana aittir. İdris Naim Şahin’in arkadaşı olan Belarus’ta yaşadığını bildiğim Alex (Süleyman) tarafından iletilen konularla alakalı kendilerine yardımcı olunabilir mi diye konsolosumuz ile yapmış olduğum yazışmalardır.

Tüm bu yazışmaları İdris Naim Şahin’in bilgisi dahilinde aracı olarak ben gerçekleştirdim.

Bu yazışmalarda Fatma Ovezova, Gulsum Ovezova, Gulnara Bahımora isimli şahıslar adına Türkiye’ye giriş vizesi Belarus Konsolosu ile bu konuda yazıştım. Bu yazışmalar sonucunda bu 3 kişinin vize başvuruları reddedildi. Ben bu yazışmalarda yardımcı olunması konusunda İdris Naim Şahin’in bilgisi dahilinde gerçekleştirdim.” Diyor.

Sizin anlayacağınız Belarus’tan getirdiği kadınlara şantaj amaçlı olarak fuhuş yaptıran Alex (Süleyman Hilmi Kalcı) rica ediyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı olan İdris Naim Şahin de onların vizelerinin verilmesi için devreye giriyor.

Eski bakanın bundarn haberinin olmadığı iddiası gülünçtür.

Bir bakanın danışmanının bakanın talimatı olmadan, bakanın tanıdığını söylediği birisinin(!) ricası üzerine Belarus’tan gelecek kadınlar, (buraya dikkat sadece kadınlar için) konsolosluk ile yazışma yaptığına inanmak için ahmak olmak lazım.

O kadınlar turist değil, iş kadını değil, akademisyen değil, sporcu değil, sanatçı değil, edebiyatçı değil, hangi özellikleri var ki bakan aracılık yapıyor.

Hangi özellikleri (Türkiye’de şantaj için kullanılacak fahişeler) olduğunu savcılık soruşturmasından öğreniyoruz.

Danışmanınızın yabancı uyruklu kadınlara vize işlemlerinde neden yardımcı(!)olduğunu sormayacaksınız ve kendi adınıza tahsisli araçlarla bu kadınların getirilip götürüldüğünden bilginiz olmayacaksa nasıl İçişleri Bakanlığı yaptınız?

Belarus’tan getirdiği kadınlara şantaj amaçlı olarak fuhuş yaptıran Alex’in ricası üzerine Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı vizelerinin verilmesi için devreye giriyor, Bakanın tanıdığının söylediği şahıs fuhuş için Türkiye’ye getirdiği kadınları yüksek(!) mevkilerdeki uçkur düşkünlerine sunup, kaydettiği görüntülerle şantaj yapıyor ama şahsı tanıyan bakan bu konu hakkında bilgi sahibi olmadığını söylüyor.

Daha da komiği Şahin, Süleyman Hilmi Kalcı’yı Belarus’ta yaşayan ve telefon bayiliği yapan bir kişi olarak tanıdığını iddia ediyor.

Memlekette İçişleri Bakanlığı yapmış bir kişinin Belarus’tan fahişe getiren bir p…ki telefon bayiliği yapan birisi olarak tanıması sizce normal mi?

Yemezler beyler!..

Siz İçişleri Bakanı olacaksınız, adınıza vize talebinde bulunulacak, danışmanınıza tahsisli araç Belarus’tan şantaj amaçlı kullanılmak üzere fahişe getirecek sizin haberiniz olmayacak.

Böyle bir kimliğin Türkiye Cumhuriyetine bakan yapılması ne kadar yanlışsa, Bakanlığa yerleştirdiği Fetöcülerin darbeye kalkıştığı bu şahsı milletvekili adayı yapmak ta o kadar yanlıştı.

İçişleri Bakanlığı da yapmış Meral Akşener neden böyle bir hataya düştü bilmiyorum ancak; “hepimiz dürüstlük nutukları atıp, dürüst olduğuna kefalet koyup seçilmesine vesile olduğumuz kişilerin kocaman birer hırsız olduğunu anladığımızda çektiğimiz acıları anlatmam mümkün değil” itirafı hatasını kabul ettiğini gösteriyor.

Bunlar bildiklerimiz ve gündeme gelenler.

Ya bilmediklerimiz?