DEVLETİN KENDİ GENELGESİNE AYKIRI TAPU VE WEB TAPU UYGULAMASI
Vatandaşın Başvurusu Resmî Ret Kararı Olmadan “İptal” Ediliyor
Türkiye’de tapu işlemleri yıllardır dijitalleşme, bürokrasinin azaltılması ve vatandaşın kamu hizmetine daha hızlı erişebilmesi hedefiyle elektronik ortama taşındı.
WebTapu sistemi de bu dönüşümün en önemli adımlarından biri olarak tanıtıldı.
Ancak bugün uygulamada ortaya çıkan tablo, dijitalleşmeden çok yeni bir bürokratik yük ve ciddi bir hukuki belirsizlik yaratmaktadır.
Çünkü birçok tapu işleminde vatandaşlardan belediyeden alınmış “ıslak imzalı emlak beyan değeri belgesi” talep edilmektedir.
Bu belge sisteme yüklenmediğinde ise başvurular çoğu zaman resmî olarak reddedilmemekte; doğrudan sistem üzerinden “iptal edilmektedir.”
Üstelik bazı durumlarda işlemin neden iptal edildiği vatandaşa açık şekilde dahi bildirilmemektedir.
Ortaya çıkan durum yalnızca teknik bir eksiklik değil; idare hukuku açısından ciddi bir sorun niteliği taşımaktadır.
Çünkü tapu işlemlerinde ret ve itiraz usulleri mevzuatta açık şekilde düzenlenmiştir.
Tapu müdürlüğünce istemin karşılanmaması halinde, Türk Medeni Kanunu’nun 1016. maddesi ile Tapu Sicili Tüzüğü’nün 26. maddesi gereğince gerekçeli ret kararı oluşturulması, kararın ilgilisine tebliğ edilmesi ve yasal itiraz yollarının açık tutulması gerekmektedir.
Bu kapsamda tapu müdürlüğü gerekçeli ret kararı oluşturur, karar Bölge Müdürlüğü denetimine açılır, vatandaş Bölge Müdürlüğü kararına karşı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne itiraz edebilir ve ardından idari yargı yolu kullanılabilir.
Yani hukuk düzeni içerisinde gerekçeli karar, idari denetim, üst inceleme ve itiraz mekanizması açık şekilde tanımlanmıştır.
Ancak uygulamada birçok WebTapu başvurusu, resmî ret prosedürü işletilmeksizin doğrudan “iptal” edilmekte; bazı durumlarda vatandaşlara işlemin neden iptal edildiği dahi açık şekilde bildirilmemektedir.
Böylece vatandaş çoğu zaman hangi işleme karşı başvuracağını, hangi merciye itiraz edeceğini, hangi sürenin başladığını ve ortada resmî bir ret işlemi bulunup bulunmadığını dahi anlayamaz hale gelmektedir.
Bu durum vatandaşın gerekçeli işlem öğrenme, idari itiraz hakkını kullanma, üst makam incelemesi talep etme ve yargı yoluna etkili şekilde başvurma hakları açısından ciddi hukuki tartışmalar doğurmaktadır.
Vatandaş WebTapu sistemine giriyor.
Tapu işlemi için gerekli belgeleri hazırlıyor, harç süreçlerini tamamlıyor ve başvurusunu oluşturuyor.
Ancak sistem birçok işlemde ayrıca belediyeden alınmış “ıslak imzalı emlak beyan değeri belgesi” talep ediyor.
Bu belge yüklenmediğinde ise başvuru çoğu zaman eksik evrak gerekçesiyle bekletilmiyor, resmî ret prosedürüne alınmıyor ve doğrudan sistem üzerinden iptal ediliyor.
Vatandaş yeniden belediyeye gitmek, sıra beklemek, belge almak, ücret ödemek ve belgeyi sisteme tekrar yüklemek zorunda bırakılıyor.
Bazı belediyelerde ise belge verilmeden önce emlak vergisi borçları, su borçları, çeşitli belediye alacakları, hatta hisseli taşınmazlarda diğer hissedarların borçları kontrol edilmekte ve ödeme yapılmadan belge düzenlenmemektedir.
İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından 26/01/2018 tarih ve 71188846/250/2352 sayılı genelgede şu ifadeler yer aldı:
“Vergi mevzuatında yer almadığı ve başka herhangi bir yasal dayanağı da bulunmadığı halde ‘vergi borcu yoktur’ ve ‘emlak vergisi borcu yoktur’ yazılarının istendiği belirtilmiştir… bu uygulamanın terk edilmesi hususunda bilgi ve gereğini önemle arz ve rica ederim.”
Aynı genelgede belediyelerin emlak vergisi değerlerini elektronik ortamda tapu müdürlüklerine iletmesi gerektiği açıkça belirtildi.
Yani devletin kendi resmî görüşü şuydu:
Vatandaş fiziksel belge taşımamalıdır.
Elektronik veri paylaşımı esas olmalıdır.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı tarafından 28/12/2018 tarih ve E.4300139 sayılı yazıda ise şu ifadeler kullanıldı:
“Belediyelerce emlak vergisi değerlerinin her yıl 1 Ocak tarihinden önce elektronik ortamda ve eksiksiz olarak tapu dairelerine gönderilmesi gerekmektedir.”
Ayrıca uygulamada aksaklık yaşanması halinde belediyelerin ilgili genelgeye uygun hareket etmesinin sağlanması gerektiği belirtildi.
Yani TKGM’nin kendi yazılı talimatı da elektronik entegrasyonu esas almaktaydı.
Bugün gelinen noktada elektronik sistem mevcut olmasına rağmen vatandaş yeniden fiziksel belge taşımaktadır, belediyeye gitmeden işlem tamamlanamamaktadır, sistem birçok başvuruyu resmî ret süreci işletmeden iptal etmektedir ve vatandaşın itiraz ve denetim yolları fiilen belirsizleşmektedir.
Bu durum şu soruları gündeme getirmektedir:
Elektronik entegrasyon varken neden fiziksel belge istenmektedir?
Devlet kendi genelgelerine neden uymamaktadır?
Resmî ret prosedürü yerine “iptal” yöntemi hangi mevzuata dayanmaktadır?
Vatandaşın itiraz hakkı neden fiilen etkisiz hale getirilmektedir?
Hukuki dayanağı açık olmayan belge ücretleri hangi kanuna göre alınmaktadır?
Başka kişilerin borçları nedeniyle vatandaşın işlemi neden durdurulmaktadır?
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir.
Hukuk devleti; idarenin kendi koyduğu kurallara kendisinin de uymasını gerektirir.
İdare ancak kanunun açıkça verdiği yetkileri kullanabilir.
Vatandaşa ek yükümlülük getiriliyorsa bunun açık hukuki dayanağının bulunması gerekir.
Resmî ret prosedürü yerine “iptal” uygulamasının kullanılması durumunda vatandaşın gerekçeli işlem öğrenme, itiraz etme, üst makama başvurma ve yargı yoluna hazırlanma hakları fiilen zayıflayabilmektedir.
e-Devlet ve WebTapu sistemleri bürokrasiyi azaltmak amacıyla kurulmuştur.
Elektronik ortamda görülebilen bir bilginin yeniden vatandaştan fiziksel belge olarak talep edilmesi dijital dönüşüm hedefiyle çelişmektedir.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, WebTapu sisteminin yürütücüsüdür.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TKGM’nin bağlı olduğu bakanlıktır.
İçişleri Bakanlığı, 2018 genelgesini yayımlayan ve belediyeler üzerinde denetim yetkisi bulunan kurumdur.
Belediyeler, belge düzenleyen ve ücret tahsil eden uygulayıcı idarelerdir.
Kamu Denetçiliği Kurumu ise vatandaşların ücretsiz başvuru yapabileceği anayasal denetim kurumudur.
Vatandaşlar CİMER başvurularında:
İçişleri Bakanlığı Genelgesi
(26/01/2018 – 71188846/250/2352)
TKGM Yazısı
(28/12/2018 – E.4300139)
Türk Medeni Kanunu m.1016
Tapu Sicili Tüzüğü m.26
dayanaklarını özellikle belirtmelidir.
Ombudsman başvuruları ücretsizdir.
Hukuki dayanağı tartışmalı uygulamalar ve tahsil edilen ücretler hakkında idari dava açılması mümkündür.
Son soru şudur:
Devletin kendi genelgeleri elektronik entegrasyonu zorunlu kılıyorsa;
vatandaşın başvuruları neden resmî ret prosedürü işletilmeden doğrudan sistem üzerinden iptal edilmektedir?