Romatoid artrit, eklemlerde iltihaplanmaya ve zamanla kalıcı hasara yol açabilen kronik bir romatizmal hastalık olarak biliniyor. Özellikle el ve parmak eklemlerinde görülebilen hastalık, ilerleyen süreçte günlük yaşamı zorlaştırabiliyor. Romatoloji Uzmanı Dr. Yüksel Karakoç, hastalıkta erken teşhis ve uygun tedavinin önemine dikkat çekti.
Medicana Bursa Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Yüksel Karakoç, romatolojinin diğer tıp branşlarına kıyasla daha yeni bir alan olduğunu belirterek, kemik, kas ve eklem şikâyeti yaşayan kişilerin çoğunlukla fizik tedavi veya ortopedi uzmanlarına başvurduğunu ifade etti. Romatologların ise romatizmal hastalıkların tedavisi konusunda uzmanlaşmış iç hastalıkları uzmanları olduğunu söyledi.
İlk belirtiler el ve parmak eklemlerinde görülebiliyor
Romatoid artritin iltihaplı romatizmal hastalıklar arasında en çok bilinen türlerden biri olduğunu belirten Karakoç, hastalığın özellikle el eklemlerini etkileyebildiğini kaydetti. Hastalık, tek bir parmağın ekleminde ortaya çıkabileceği gibi aynı elin farklı parmaklarında veya diğer eldeki eklemlerde de görülebiliyor. Tutulum aynı anda gelişebildiği gibi farklı zamanlarda da ortaya çıkabiliyor.
Ellerin giyinme, yemek yeme, banyo yapma, yazma ve çalışma gibi günlük faaliyetlerde önemli rol oynadığını vurgulayan Karakoç, eklem ağrısı ve şekil bozukluklarının bu işlevleri yerine getirmeyi güçleştirebildiğini belirtti.
Hastalık yalnızca ellerle sınırlı kalmayabiliyor. Karakoç'un aktardığına göre ayak eklemleri, dizler, dirsekler ve omuzlar da romatoid artritten etkilenebiliyor.

Röntgen ve MR tanı sürecinde kullanılabiliyor
Romatoid artritin değerlendirilmesinde klinik muayenenin yanı sıra radyolojik görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabiliyor. Karakoç, röntgen görüntülerinde eklemlerdeki hasar, şekil bozuklukları ve kemik kaybına ilişkin bulguların görülebildiğini belirtti.
Manyetik rezonans (MR) görüntülemenin ise radyasyon kullanmadan eklem iltihabını daha ayrıntılı ve röntgene kıyasla daha erken dönemde gösterebildiğini ifade eden Karakoç, hekimin gerekli gördüğü durumlarda bu tetkiklere başvurabileceğini söyledi.
Erken teşhis kalıcı hasar riskini azaltabiliyor
Romatoid artritin oluşum mekanizmasının anlaşılması ve tedavisi konusunda son yıllarda ilerleme kaydedildiğini belirten Karakoç, hastalığın tedavisinde yeni ilaçların geliştirilmesinin önemli gelişmeler arasında yer aldığını dile getirdi.
Karakoç, erken teşhis edilen ve ilaçlarını uygun dozda, yeterli süre kullanan hastalarda eklem hasarı, hareket kısıtlılığı ve ağrı gibi sorunların daha az görülebildiğini aktardı.
Erken tanının özellikle altını çizen Karakoç, hastalık nedeniyle eklemlerde kalıcı hasar oluştuktan sonra bu hasarın tamamen giderilmesinin mümkün olmayabileceğini belirtti. Bu nedenle belirtilerin değerlendirilmesi ve tedaviye zamanında başlanmasının önem taşıdığını ifade etti.
Tedavi hastaya göre planlanıyor
Romatoid artrit gibi kronik hastalıklarda tek bir ilaçla her hastada aynı sonucun alınmasının mümkün olmadığını vurgulayan Karakoç, tedavide birden fazla ilacın kullanılabildiğini söyledi.
İlaç seçiminin yalnızca hastalığın şiddetine göre yapılmadığını belirten Karakoç; kişinin genel sağlık durumunun, eşlik eden diğer hastalıklarının ve kullandığı ilaçların da tedavi planını etkilediğini kaydetti. Bu nedenle tedavinin hastaya özel düzenlenebildiğini, mevcut tedavilerle birçok hastada olumlu sonuçlar alınabildiğini ifade etti.
Romatoid artrit belirtileri kişiden kişiye değişebildiğinden, eklem yakınmaları yaşayan kişilerin değerlendirme ve tedavi için hekimlerine başvurması önem taşıyor. Tanı ve tedavi planı, kişinin bulguları ve sağlık durumu dikkate alınarak hekim tarafından belirleniyor.




