17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen geride bıraktığı acılarla hafızalardaki yerini koruyor. Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde meydana gelen depremde binlerce insan hayatını kaybederken, bazı ailelerin kayıplarını bulmak için verdiği mücadele yıllarca sürdü.
Bu acı hikâyelerden biri de 70 yaşındaki Emine Cebeci’nin yaşadıkları oldu. Deprem gecesi oğlu Serkan ile birlikte enkaz altında kalan Cebeci, 16 saat sonra yaralı olarak kurtarıldı. Oğlu Serkan ise yaklaşık 13 saat sonra enkazdan sağ çıkarıldı ancak hastaneye sevk edilmesinin ardından kendisinden bir daha haber alınamadı.
Cebeci, yaşadığı ağır yaralanmalara ve uzun süren tedavi sürecine rağmen oğlunu aramaktan vazgeçmedi. Bir yıl boyunca hastanelerde tedavi gören ve ayağından 14 kez ameliyat geçiren Cebeci, tedavisinin ardından başlattığı arama çalışmalarını yıllarca sürdürdü.
Deprem gecesi oğluyla enkaz altında kaldı
Cebeci, 17 Ağustos gecesini anlatırken depremin ardından hayatlarının tamamen değiştiğini söyledi. Oğlu Serkan’ın o gece evde olduğunu belirten Cebeci, büyük sarsıntının ardından evlerinin kısa sürede yıkıldığını anlattı.
Enkaz altında oğlunun sesini bir süre duyamadığını belirten Cebeci, daha sonra Serkan’ın kendisine seslendiğini söyledi. Oğlunun ayağının ezildiğini söylediğini aktaran Cebeci, sabaha kadar enkaz altında birbirleriyle konuşmaya çalıştıklarını ifade etti.
Serkan’ın bir noktada kendilerine kimsenin ulaşamayacağını düşündüğünü ve helallik istediğini anlatan Cebeci, o an oğluna moral vermeye çalıştığını belirtti.
Saatler süren bekleyişin ardından kurtarma ekipleri enkaza ulaştı. Serkan, depremden yaklaşık 13 saat sonra enkazdan sağ çıkarıldı. Cebeci ise oğlundan yaklaşık üç saat sonra kurtarıldı.
Oğlunun hastaneye götürüldüğünü öğrendi
Enkazdan çıkarıldığında oğlunun kurtarılmış olmasının sevincini yaşadığını belirten Cebeci, Serkan’ın Gölcük Askeri Hastanesi’ne götürüldüğünü öğrendi.
Ancak kendisi hastaneye ulaşamadan oğlundan haber alınamadı.
Cebeci, deprem sonrasında Gölcük’ün büyük bölümünün yıkıldığını gördüğünü ve tüm yaşananlara rağmen aklındaki tek şeyin oğlunu bulmak olduğunu ifade etti.
Bir yıl boyunca hastanelerde tedavi gören Cebeci, geçirdiği 14 ameliyatın ardından oğlunun izini sürmeye devam etti.

4 yıl boyunca Türkiye’yi dolaştı
Oğlunun kaybolmasının ardından arama çalışmalarına başlayan Cebeci, emniyetleri, hastaneleri ve morgları dolaştı. Kayıp kişilerin fotoğraflarını yanında taşıyarak Türkiye'nin farklı noktalarında oğlundan gelecek bir haberin izini sürdü.
Cebeci, Gölcük'e döndüğünde kayıp kişilerin fotoğraflarının duvarlara asıldığını gördüğünü ve oğlunun da kayıplar arasında olduğunu belirtti.
Askeriyeden, deprem sonrasında 18 kimsesiz kişinin defnedildiği bilgisini alan Cebeci, mezarlardaki cenazelerin kimliklerinin belirlenebilmesi için bu mezarların açılmasını talep etti.
Bunun üzerine yıllar sürecek hukuk mücadelesi başladı.
18 mezarın açılması için hukuk mücadelesi verdi
Cebeci, mezarların açılması için mahkemeye başvurdu. Yaklaşık 4 yıl süren hukuki sürecin ardından talebi kabul edildi ve 18 mezar açıldı.
Cebeci, bu mezarlardan oğlunun çıkacağını düşünerek değil, kayıp ailelerinin çocuklarına ulaşabilmesi amacıyla mezarların açılmasını istediğini belirtti.
Ancak yapılan çalışmalar sonucunda, 18 mezardan birinde oğlu Serkan’ın cenazesine ulaşıldı.
Cebeci, oğlunu deprem gecesi hastaneye sağ olarak gönderdiği için yıllarca onun hayatta olduğuna inandığını ve farklı yerlerde yaşamını sürdürüyor olabileceğini düşündüğünü söyledi.
“Benim oğlum o mezarlardan birinden çıktı”
Yaşadığı süreci anlatan Cebeci, “Benim mahkeme sürecim 4 yıl sürdü. Mezarları açtırabilmek için mücadele ettim. Sonunda mezarlar açıldı. 18 mezarın açılmasını istedim. Benim oğlum çıkacak diye değil, başka kayıpların bulunması için açtırdım ama benim oğlum o mezarlardan birinden çıktı. 4 yıl sonra.” ifadelerini kullandı.
Cebeci, oğlunu bulabilmek için Türkiye'nin dört bir yanını dolaştığını ve yıllar boyunca umutla aramayı sürdürdüğünü anlattı.
Depremden sonra birçok ailenin kayıplarına ulaştığını ancak kendisinin oğlunun yaşadığına dair umudunu uzun süre koruduğunu belirten Cebeci, “Çocuğumu sağ olarak göndermiştim, ben de onu her yerde sağ olarak arıyordum. Öldüğünü aklına bile getirmiyorsun.” dedi.
“4 yıl kapımı kapatmadım”
Oğlunu aradığı yıllarda kapısını dahi kapatmadığını anlatan Cebeci, bir gün Serkan’dan haber gelebileceği umuduyla yaşadığını söyledi.
Cebeci, “Ben 4 yıl kapımı kapatmadım, ‘Çocuğumdan bir haber gelir, bir ses duyarım’ diye düşündüm. Yıllarca sokak sokak dolaştım. Her arabanın içine baktım. ‘Acaba benim çocuğum bir yerlerde şuurunu yitirdi de geziyor mu?’ diye düşündüm.” ifadelerini kullandı.
Oğlunun fotoğraflarını farklı yerlere ulaştırdığını, hastaneleri ve çeşitli kurumları araştırdığını anlatan Cebeci, yurt dışına kadar fotoğraflar gönderdiğini belirtti.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, Emine Cebeci’nin oğlunu bulmak için verdiği 4 yıllık mücadele, deprem sonrası kayıpların yaşadığı belirsizliğin ve ailelerin yıllarca süren arayışlarının en çarpıcı örneklerinden biri olarak hafızalarda kaldı.




