Atakan Çelik’in kaleme aldığı “Yüzyılın Tanığı: Anadolu Ajansı’nın Asırlık Öyküsü” adlı eser, Nobel Yayınları tarafından yayımlandı.
Dört yıla yayılan titiz bir çalışmanın ürünü olan eser, Atakan Çelik’in çeyrek asra yaklaşan mesleki birikimi ile Sakarya Üniversitesi’nde hazırladığı yüksek lisans tezinin derinleştirilerek kitaplaştırılmasıyla ortaya çıktı. Çelik, kitabın kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirterek, “Bu eser, hem sahada geçen meslek hayatımın bir özeti hem de akademik bir çalışmanın kitaplaşmış halidir. Anadolu Ajansı benim için sadece bir kurum değil, aynı zamanda bir okul ve bir hayat tecrübesidir.” ifadelerini kullandı.

Kitapta, Anadolu Ajansı’nın Milli Mücadele yıllarında ortaya çıkan kurucu ruhu, çok dilli yayıncılıkla yaşanan zihniyet dönüşümü ve ajansın küresel bir medya aktörüne evrilen yapısı bütüncül bir çerçevede ele alınıyor.
Çelik, ajansın tarihsel misyonuna ilişkin değerlendirmesinde, “Anadolu Ajansı, Milli Mücadele döneminde bir milletin sesini dünyaya duyurmak ve o dönemde yürütülen algı ve dezenformasyona karşı hakikati ortaya koymak için kuruldu. Bugün de aslında aynı görevi sürdürüyor.” dedi.
Ajansın geçirdiği dönüşüme ilişkin değerlendirmede bulunan Çelik, “Geyve’de bir telgraf hattında filizlenen bu fikir, bugün çok dilli yayıncılıkla dünyanın dört bir yanına ulaşan küresel bir medya gücüne dönüştü. Bu süreç, sadece bir büyüme değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümüdür.” ifadelerini kullandı.
Çelik’in sahadan edindiği tanıklıklar da kitapta geniş yer buldu. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşananlar, Arap Baharı sürecindeki bölgesel dönüşüm, Pakistan’daki sel felaketi ve Bosna’daki saha deneyimleri, Anadolu Ajansı’nın kriz anlarında üstlendiği rolü ortaya koyan örnekler arasında yer aldı.
Gazze’de yaşanan gelişmelere de özel bir bölüm ayrılan eserde, Anadolu Ajansı’nın yayımladığı “Tanık”, “Kanıt” ve “Sanık” kitaplarının uluslararası kamuoyu ve hukuk açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.
Çelik, bu çalışmalara ilişkin, “Gazze’de sadece insanlar değil, hakikat de hedef alındı. Anadolu Ajansı bu süreçte sadece haber üretmedi; ‘Tanık’, ‘Kanıt’ ve ‘Sanık’ eserleriyle yaşananları belgeleyerek tarihe not düştü.” ifadelerini kullandı.
Çelik, kitabını Gazze’de hayatını kaybeden meslektaşlarına ithaf ettiğini de belirtti.
“Yüzyılın Tanığı” adlı eser, Anadolu Ajansı’nın yalnızca bir haber ajansı değil; Türkiye’nin küresel iletişim gücünün, medya diplomasisinin ve hakikat mücadelesinin önemli bir temsilcisi olduğunu ortaya koyuyor.




