Eski Diyanet İşleri Başkanı ve Türkiye Uluslararası İslami Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Görmez, Çankırı’da kıldığı bir cuma namazında yaşadığı dikkat çekici anıyı anlattı. Görmez’in paylaşımı, hem yaşanan olay hem de verdiği mesajlar açısından dikkat çekti.
Anlatıma göre, Kastamonu’ya gitmek üzere yola çıkan bir din görevlisi, zorunlu bir sebeple Çankırı’da durmak durumunda kalır. Cuma namazını eda etmek isteyen görevli, şehirdeki en büyük camiyi sorarak Sultan Süleyman Camii’ne (Büyük Camii) yönlendirilir. Camiye girdiğinde ise beklenmedik bir şekilde minbere davet edilir.
Hazırlığını başka bir şehir için yaptığını ifade eden Görmez, bu ani gelişme karşısında kısa sürede duruma adapte olmaya çalıştığını dile getirdi. Minbere çıktığında ise cami içerisindeki mahfilde yer alan Arapça hatla yazılmış bir yazının dikkatini çektiğini belirtti. Görmez, bu yazının konuşmasının temelini oluşturduğunu ifade etti.
Söz konusu yazıda “hikmet, ilim ve marifet” kavramlarının yer aldığını aktaran Görmez, bu üç kavramın birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğuna vurgu yaptı. Hikmetin kalbin semasında doğan bir ışık olarak ifade edildiğini, ilmin mana âlemini anlamayı sağladığını, marifetin ise insanın Yaradan’ı tanımasına vesile olduğunu dile getirdi.
Konuşmasında ilim, hikmet ve marifetin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Görmez, bu kavramların zamanla farklı alanlara ayrılmasının bir kırılmaya neden olduğunu ifade etti. Günümüzde ise bu değerleri bir arada taşıyan bir anlayışa ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Mehmet Görmez’in Çankırı’da yaşadığı bu anı ve verdiği mesajlar, dinleyiciler tarafından dikkatle takip edildi.


