Çankırı Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan “Bir Çankırı Meselesi” isimli video çalışması, şehrin kendine has hikâyesini gençlerin gözünden anlatıyor. Büyük şehirlerin alışılmış simgeleri ile Çankırı’nın sakin ve farklı atmosferi arasında kurulan anlatım, izleyenlerin dikkatini çekti.
Çankırı’nın manzarasına karşı gerçekleştirilen video, iki genç arasında geçen bir sohbet üzerine kurgulandı. Diyaloglarda bir gencin yaşadığı duygusal sorgulamalar üzerinden şehrin atmosferi, yalnızlık hissi ve insanların yaşadıklarıyla kurduğu bağ ele alındı.
Videoda gençlerden biri, büyük şehirlerin simgeleri olan Boğaz, Kız Kulesi ve İstanbul’un kendine özgü görüntülerinin insanların acılarını paylaşabildiği ortak noktalar olduğunu dile getirirken, Çankırı’nın bu anlamda farklı bir his uyandırdığını anlatıyor. Diğer genç ise bu düşünceye karşı çıkarak acının yalnızca belirli mekânlara bağlı olmadığını, insanların her yerde kendi duygularını yaşayabileceğini ifade ediyor.
Sohbet ilerledikçe iki genç arasında geçen esprili ve düşündürücü diyaloglar, Çankırı’nın günlük hayatına ve gençlerin şehirle kurduğu ilişkiye farklı bir pencereden bakıyor. Film ve edebiyat göndermelerinin de yer aldığı konuşmada, şehrin sakin yapısı üzerinden mizahi ve duygusal bir anlatım oluşturuluyor.
Videonun sonunda ise gençlerin sohbetine eşlik eden müzikle birlikte çalışma tamamlanıyor. Şehrin sokaklarını, manzarasını ve atmosferini ön plana çıkaran video, Çankırı’nın yalnızca bir yerleşim yeri değil, içinde farklı hikâyeler barındıran bir şehir olduğunu vurguluyor.
Çankırı Lisesi öğrencilerinin hazırladığı bu kısa çalışma, gençlerin yaşadıkları şehirle ilgili gözlemlerini yaratıcı bir dille ortaya koyarken, izleyenlere de “Bir şehri şehir yapan nedir?” sorusunu düşündürüyor.




