Alzaymır hastalığına ilişkin farkındalığın artırılması amacıyla açıklamalarda bulunan Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel, hastalığın belirtileri, erken teşhisin önemi ve yaşam tarzının hastalık üzerindeki etkilerine ilişkin bilgiler verdi.
Dünya genelinde demansın en sık görülen nedeninin Alzaymır hastalığı olduğunu belirten Pekel, özellikle 65 yaş üzerindeki kişilerde hastalığın görülme sıklığının yaklaşık yüzde 5 seviyesinde olduğunu ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 500 bin civarında Alzaymır hastası bulunduğunun tahmin edildiğini aktaran Pekel, yaşam süresinin yıllar içerisinde artmasıyla birlikte dünya genelindeki hasta sayısının da ilerleyen yıllarda artmasının beklendiğini söyledi.
Her unutkanlık Alzaymır değil
Hastalığın en belirgin belirtilerinden birinin unutkanlık olduğunu belirten Pekel, her unutkanlığın Alzaymır anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Hastalığın başlangıç aşamasında kişilerin anahtarların yerini veya gün içerisinde yapacakları işleri unutabildiğini anlatan Pekel, ilerleyen dönemlerde ise çocukların ve torunların isimlerinin, hatta kişinin kendi adı ve yaşının dahi unutulabildiğini ifade etti.
Alzaymırın yalnızca unutkanlıktan ibaret olmadığını vurgulayan Pekel, hastalarda uyku ve yeme bozukluklarının yanı sıra hırçınlık, inatlaşma, ajitasyon ve halüsinasyon gibi davranışsal belirtilerin de görülebileceğini kaydetti.

Erken teşhis hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor
Alzaymır tanısının nöroloji uzmanının hasta ve hasta yakınıyla yaptığı görüşmenin yanı sıra çeşitli değerlendirmeler sonucunda konulabildiğini belirten Pekel, tanı sürecinde beyin görüntüleme yöntemleri ile bilişsel testlerden de yararlanıldığını söyledi.
Günümüzde Alzaymır hastalığını tamamen durduran veya geri döndüren etkili bir tedavinin henüz bulunmadığını ifade eden Pekel, özellikle erken dönemde başlanan ilaç tedavilerinin hastalığın ilerleme hızını yavaşlatabildiğini belirtti.
Pekel, hastalarda ortaya çıkan inatlaşma, hırçınlık, halüsinasyon ve uyku bozuklukları gibi belirtilerin kontrol altına alınmasına yönelik semptomatik tedavilerin de uygulanabildiğini aktardı.
Genç yaşlardan itibaren yaşam tarzına dikkat
Alzaymır riskine karşı yaşam tarzının önemine dikkat çeken Pekel, korunmaya yönelik alışkanlıkların genç yaşlardan itibaren oluşturulması gerektiğini söyledi.
Akdeniz tipi beslenmenin yanı sıra düzenli fiziksel ve zihinsel egzersizlerin ilerleyen yaşlarda Alzaymır hastalığının ortaya çıkma ihtimalini düşürdüğünün bilindiğini ifade eden Pekel, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının uzun vadede önem taşıdığını vurguladı.
Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Sağlıklı Hayat Merkezlerinde Alzaymır hastalığına yönelik farkındalığı artırmak amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüldüğünü belirten Pekel, hastalığın erken fark edilmesinin ve hastaların süreç boyunca yalnız bırakılmamasının önemine dikkat çekti.





