Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamayla, 2025-2026 av dönemi için yasak avlanmaya uygulanacak tazminat bedelleri kamuoyuyla paylaşıldı. Yaban hayatının korunması ve ekosisteme verilen zararların önlenmesi amacıyla belirlenen yeni bedellerin, kaçak avcılıkla mücadelede caydırıcı olması hedefleniyor.
Bakanlık tarafından belirlenen tazminat tarifesinde, özellikle nesli tehlike altında bulunan türler için oldukça yüksek cezalar dikkat çekti. Bu kapsamda Anadolu Parsı için 45 milyon TL, Çizgili Sırtlan için ise 3 milyon 600 bin TL tazminat bedeli uygulanacağı bildirildi. Daha yaygın türler için belirlenen cezaların ise türlerin korunma statüsüne göre değişiklik gösterdiği ifade edildi.
Yaban kuşları da yeni düzenleme kapsamında sıkı koruma altına alındı. Atmacagiller ve Doğangiller familyasındaki türlerin yasadışı avlanması durumunda 145 bin TL, Kelaynak ve Çeltikçi gibi türler için 120 bin TL tazminat bedeli öngörülüyor. Orman Horozu ve Dağ Horozu gibi nadir kuş türlerinin avlanması halinde ise 90 bin TL ceza uygulanacak.
Sürüngen türleri de koruma kapsamına alınırken, İribaşlı Kaplumbağa ve Yeşil Kaplumbağa için 60 bin TL, Çöl Varanı için ise 50 bin TL tazminat bedeli belirlendi. Ayrıca yasadışı şekilde yaban hayvanlarının yumurtalarını toplayan kişilere de aynı bedellerin uygulanacağı açıklandı. Yetkililer, bu tür faaliyetlerin biyolojik çeşitliliğe ciddi zarar verdiğine dikkat çekti.
Yeni tazminat bedellerinin, 2025-2026 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe gireceği bildirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı, yaban hayatının korunmasının sürdürülebilir ekosistem açısından hayati önem taşıdığını vurgulayarak, kaçak avcılıkla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.
Bakanlık yetkilileri ayrıca, vatandaşları doğaya karşı duyarlı olmaya davet ederken, yasadışı avcılıkla ilgili ihbarların ilgili birimlere bildirilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Yeni düzenlemenin, doğal yaşamın korunmasına ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlaması bekleniyor.



