Yargıtay, evlilik birliğinde eşlerden birinin aşırı cimri davranışlar sergileyerek diğer eşin yaşam koşullarını olumsuz etkilemesinin boşanma ve tazminat nedeni sayılabileceğine ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı.

İddiaya göre K.L. isimli kadın, eşinin evlilik boyunca aşırı cimri davranışları nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadığını öne sürerek Aile Mahkemesi'ne başvurdu. Dava dilekçesinde, eşinin evde temel ihtiyaçların karşılanmasına dahi izin vermediğini, sosyal yaşamı kısıtladığını ve çeşitli gerekçelerle kendisine baskı uyguladığını ifade etti.

Gece Yarısı Can Pazarı: Ölü ve Yaralılar Var!
Gece Yarısı Can Pazarı: Ölü ve Yaralılar Var!
İçeriği Görüntüle

Mahkemeye sunulan beyanlarda, davacı kadın eşinin sürekli olarak elektrik, su ve diğer temel ihtiyaçlar konusunda aşırı kısıtlayıcı tutum sergilediğini, banyonun ışığının yakılması, sifonun çekilmesi veya çay demlenmesi gibi günlük ihtiyaçlar nedeniyle tartışma çıkardığını ileri sürdü.

Kadın ayrıca evde gıda ve temizlik malzemelerinin yeterli düzeyde temin edilmediğini, eşinin kişisel bakımına da özen göstermediğini ve zaman zaman kendisini evden kovduğunu iddia etti. Yaşanan olayların evlilik birliğini temelinden sarstığını belirten davacı, boşanma talebinin yanı sıra nafaka ve tazminat talebinde bulundu.

Yargılama sürecinde değerlendirilen deliller ve tanık beyanları doğrultusunda, evlilik birliğinde eşlerden birinin diğer eşi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakacak ölçüde ekonomik baskı uygulamasının kusurlu davranış olarak kabul edildiği belirtildi. Yargıtay da yerel mahkemenin değerlendirmesini uygun bularak kararı onadı.

Kararda; eşi karanlıkta oturmaya zorlamak, ısınmayı gereksiz şekilde kısıtlamak, temel gıda ihtiyaçlarının karşılanmasını engellemek ve günlük yaşamı zorlaştıracak ölçüde ekonomik baskı oluşturmanın evlilik birliğinin sarsılmasına neden olabileceği vurgulandı.

Hukukçular, söz konusu kararın benzer davalar açısından emsal niteliği taşıyabileceğini belirtirken, evlilikte tasarruf ile ekonomik baskı arasındaki çizginin önemine dikkat çekti. Karar, kamuoyunda da farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olurken, aile hukukunda ekonomik şiddet ve psikolojik baskı konularının yeniden gündeme gelmesini sağladı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı