Günlük yaşamın yoğun temposu, iş hayatı, sosyal ilişkiler ve çeşitli sorumluluklar stresin hayatın önemli bir parçası haline gelmesine neden olabiliyor. Uzmanlar ise uzun süre devam eden stresin yalnızca psikolojik açıdan değil, fiziksel sağlık ve yaşam kalitesi üzerinde de çeşitli olumsuzluklara yol açabileceğine dikkat çekiyor.

BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Fonksiyonel Tıp Hekimi ve Fitoterapist Dr. Bekir Uğur Yavuzcan, stresin insan sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yavuzcan, stresle mücadelede beslenme alışkanlıklarının yanı sıra düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku ve sosyal ilişkilerin de önemli olduğunu belirtti.

Çankırı’da 5 Hekimin Görev Yeri Belli Oldu!
Çankırı’da 5 Hekimin Görev Yeri Belli Oldu!
İçeriği Görüntüle

Stresin fiziksel sağlık üzerinde farklı etkiler oluşturabileceğini ifade eden Yavuzcan, uzun süreli stresin kan basıncı ve kalp atış hızında artışa neden olabileceğini söyledi. Bağışıklık sisteminin de kronik stresten olumsuz etkilenebileceğini belirten Yavuzcan, sindirim sistemi ve uyku düzeninde yaşanabilecek problemlere de dikkat çekti.

Stres hafıza ve konsantrasyonu da etkileyebiliyor

Dr. Yavuzcan, stresin ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, uzun süreli stresin anksiyete ve depresyon açısından risk oluşturabileceğini ifade etti.

Stresin hafıza, konsantrasyon ve karar verme becerileri üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceğini aktaran Yavuzcan, kronik stresin kişide bunalma, sinirlilik ve duygusal dengesizlik gibi durumlara yol açabileceğini kaydetti.

Stresin sosyal yaşamı da etkileyebileceğini belirten Yavuzcan, aile, arkadaşlar ve çalışma arkadaşlarıyla ilişkilerin zorlanabileceğini söyledi. Bunun yanı sıra stresin üretkenlik, iş tatmini ve genel performans üzerinde de etkili olabileceğini ifade etti.

Beslenme alışkanlıklarına dikkat çekti

Stresle mücadelede beslenmenin de önemli bir unsur olduğunu belirten Yavuzcan, özellikle magnezyum içeren besinlere dikkat çekti. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, yeşillikler ve kuruyemişlerin magnezyum açısından zengin olduğunu belirten Yavuzcan, bu mineralin sinir sistemi ve uyku düzeni açısından önem taşıdığını söyledi.

Somon ve uskumru gibi balıkların yanı sıra keten tohumu ve cevizde bulunan omega-3 yağ asitlerinin de beslenmede önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Yavuzcan, bu besinlerin ruh sağlığının desteklenmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.

Yulaf ve kinoa gibi besinlerin kan şekeri seviyelerinin dengelenmesine ve enerji sağlanmasına yardımcı olabileceğini söyleyen Yavuzcan, meyve ve sebzelerin ise içerdikleri vitamin, mineral ve antioksidanlarla genel sağlığın desteklenmesine katkıda bulunduğunu aktardı.

Fermente gıdaların bağırsak sağlığı açısından önemine de değinen Yavuzcan; yoğurt, kombucha ve lahana turşusu gibi ürünlerin dengeli beslenme içerisinde değerlendirilebileceğini belirtti. Bitter çikolatanın ise ölçülü tüketildiğinde stres üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceğini ifade etti.

Düzenli hareket ve kaliteli uyku önemli

Stresle mücadelede yalnızca beslenmenin yeterli olmadığını belirten Dr. Yavuzcan, düzenli fiziksel aktivitenin de önemli olduğunu vurguladı. Fiziksel aktivitenin stres hormonlarının azalmasına ve ruh halinin iyileşmesine katkı sağlayabileceğini ifade eden Yavuzcan, kuvvet egzersizleriyle birlikte haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik aktivite veya 75 dakika yüksek şiddette aktivite hedeflenebileceğini söyledi.

Farkındalık meditasyonu, yoga ve derin nefes egzersizlerinin de stres yönetimine yardımcı olabileceğini belirten Yavuzcan, uyku düzeninin önemine dikkat çekti. Yetişkinler için gecede 7-9 saat kaliteli uykunun stres yönetimi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Sosyal ilişkilerin ve güçlü bir destek sisteminin de stres karşısında koruyucu bir rol üstlenebileceğini belirten Yavuzcan, etkili zaman yönetiminin kişinin üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söyledi. Gün içerisinde keyif veren aktivitelere zaman ayırmanın da genel yaşam memnuniyetine katkı sağlayabileceğini kaydetti.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı