Toplumda en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan anemi (kansızlık), çoğu zaman tek başına bir hastalık değil, vücutta gelişen farklı sağlık problemlerinin önemli bir belirtisi olarak ortaya çıkıyor. Hematoloji Uzmanı Dr. Sertaç Durusoy, kansızlığın yalnızca demir eksikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bilinçsiz demir ilacı kullanımının ciddi hastalıkların teşhisini geciktirebileceği uyarısında bulundu.
Dr. Durusoy, hemoglobinin dokulara oksijen taşıyan temel yapı olduğunu belirterek, hemoglobin seviyesinin düşmesiyle birlikte halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, dikkat dağınıklığı ve günlük yaşamda performans kaybı gibi belirtilerin görülebileceğini söyledi.
Her kansızlık demir eksikliği anlamına gelmiyor
Aneminin en yaygın nedenlerinden birinin demir eksikliği olduğunu ifade eden Dr. Durusoy, özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda yoğun adet kanamaları, gebelik, emzirme dönemi ve yetersiz demir alımının risk oluşturduğunu belirtti. Ancak kansızlığın tek nedeninin demir eksikliği olmadığını vurgulayan Durusoy, B12 vitamini ve folat eksikliği, böbrek yetmezliği, tiroit hastalıkları, kronik iltihabi hastalıklar, kemik iliği hastalıkları, genetik kan hastalıkları ve bazı ilaçların da anemiye yol açabileceğini ifade etti.
B12 vitamini eksikliğinde el ve ayaklarda uyuşma, denge kaybı, unutkanlık ve dilde yanma gibi nörolojik belirtilerin de görülebileceğini söyleyen Durusoy, bu nedenle her kansızlık vakasında otomatik olarak demir tedavisine başlanmasının doğru olmadığını kaydetti.
Bazı kanserlerin ilk belirtisi olabilir
Dr. Durusoy, özellikle erkeklerde, menopoz sonrası kadınlarda ve ileri yaş grubunda görülen kansızlığın ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğini belirterek, mide ve bağırsak sisteminden kaynaklanan gizli kanamaların bazı durumlarda mide ülseri, bağırsak polipleri, iltihabi bağırsak hastalıkları ve sindirim sistemi kanserlerinin ilk belirtisi olabileceğine dikkat çekti.
Bu nedenle yalnızca hemoglobin değerine bakılarak karar verilmemesi gerektiğini vurgulayan Durusoy, tam kan sayımı, demir depolarını gösteren ferritin testi, B12 ve folat düzeyleri, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri ile gerekli görülen durumlarda endoskopi, gaitada gizli kan testi ve kemik iliği incelemesi gibi tetkiklerin yapılmasının önem taşıdığını ifade etti.

Tedavi, altta yatan nedene göre planlanmalı
Kansızlık tedavisinin kişiye ve hastalığın nedenine göre değiştiğini belirten Dr. Durusoy, demir eksikliği saptandığında yalnızca demir takviyesi verilmesinin yeterli olmadığını, öncelikle demir kaybına neden olan durumun ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
Ağızdan alınan demir ilaçlarının bazı hastalarda yeterli olabileceğini, ancak emilim bozukluğu bulunan veya ciddi demir eksikliği yaşayan kişilerde damar yoluyla demir tedavisinin tercih edilebildiğini belirten Durusoy, kronik hastalıklara bağlı gelişen anemilerde ise tamamen farklı tedavi yöntemlerinin uygulandığını ifade etti.
Dr. Sertaç Durusoy, uzun süre devam eden, sık tekrarlayan veya tedaviye rağmen düzelmeyen kansızlık vakalarının mutlaka hematoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Anemide amaç sadece hemoglobin değerini yükseltmek değil, kansızlığa neden olan temel hastalığı doğru şekilde tespit ederek uygun tedaviyi planlamaktır." dedi.





