Kocaeli'nin İzmit ilçesinde Ramazan Bayramı'nın birinci günü meydana gelen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran darp olayına ilişkin açılan davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmada, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına, diğer iki sanığın ise adli kontrol şartlarının sürdürülmesine karar verildi.
Olay, 20 Mart 2026 tarihinde İzmit'teki bir kafede yaşandı. İddiaya göre Meryem Yıldırım ve oğlu Talha Kaan İzal, vakit geçirmek için gittikleri kafede dışarıda bir kişinin darbedildiğini gördü. Meryem Yıldırım'ın darbedilen kişiyi içeri çağırmasının ardından, söz konusu kişiyi darbettiği öne sürülen grup da kafeye girdi.
İddiaya göre grubun küfür etmesi üzerine Talha Kaan İzal, "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" diyerek uyarıda bulundu. Bu uyarının ardından çıkan arbede sırasında anne ve oğlu darbedildi.

Saldırıda ağır yaralanan Meryem Yıldırım'ın yüzünde çok sayıda kırık oluşurken, kaburgalarında çatlak tespit edildi. Tedavi sürecinde çeşitli ameliyatlar geçiren Yıldırım, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi. Soruşturma kapsamında sanıklardan Kürşat G. tutuklanırken, Emrah G. ve Sema K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Geçtiğimiz cuma günü görülen ilk duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müşteki Meryem Yıldırım, oğlu Talha Kaan İzal ve taraf avukatları katıldı. Sanıkların suçlamaları kabul etmediği duruşmada mahkeme, tutuklu sanığın cezaevindeki durumunun devamına hükmederken, diğer sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerini sürdürdü.
Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Meryem Yıldırım, olayın kendileriyle ilgisi olmayan başka bir kavganın yansıması olduğunu belirterek, "Bayramın 1. günü oğlumla bir mekanda otururken darp edilmiştim. Olay aslında başka bir kavganın yansıması oldu. Bizimle alakası yoktu. Oğlum, 'Beyler küfür etmeyin, hanımlar var' dediği için sanıklardan Kürşat tarafından yumruk atıldı. Oğlum tekme attı, ben de oğlumu kurtarmak için müdahale ettim ve olay yaşandı." ifadelerini kullandı.
Sağlık durumuna ilişkin bilgi veren Yıldırım, "Şuan sağ kulağım duymuyor. Gözümde görme kaybı var. Konuşma bozukluğum vardı, biraz tedavi ve terapi ile düzeldi. Biraz daha iyiyim. İçimde hala bazı şeyler devam ama dışta biraz toparladım. Saçlarım uzadı. Kendime dönmeye çalışıyorum. Psikolojik tedavi hala devam ediyor." dedi.
Meryem Yıldırım'ın avukatı Murat Ustabaşı ise müvekkilinin aldığı yaraların ağırlığına dikkat çekerek, sanıkların "öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanmaları gerektiğini düşündüklerini belirtti. Ustabaşı, müvekkilinin Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak kesin sağlık raporunun davanın seyri açısından önemli olacağını ifade etti.
Olayda darbedildiğini belirten Talha Kaan İzal da müşteki sıfatıyla davada yer alamadığını söyleyerek, kendisini ifade etme fırsatı bulamadığını ve şikâyetinin devam ettiğini dile getirdi.
Davanın, mahkemenin belirleyeceği ileri bir tarihte görülmeye devam edeceği öğrenildi.


