ÖZEL HABER/ Anadolu’nun kadim şehirlerinden biri olan Çankırı, binlerce yıllık tarihiyle dikkat çekmeye devam ediyor. Hititlerden başlayarak Danişmentliler, Selçuklular ve Osmanlılara uzanan süreçte birçok medeniyete ev sahipliği yapan şehir, isminin kökeniyle ilgili farklı tarihi anlatımları da içinde barındırıyor.

Tarih kaynaklarında Çankırı’nın eski adının “Gangra” olduğu belirtiliyor. Bu isim, Hitit dönemine kadar uzanırken, “tiftik keçisi şehri” anlamına geldiği ifade ediliyor. Bölgenin tarihsel süreçte hayvancılık ve ticaret açısından önemli bir merkez olduğu biliniyor.

Malazgirt Zaferi sonrasında Anadolu’ya yönelen Türk akınlarıyla birlikte şehir yeni bir döneme girdi. 1084 yılında Danişmentlilerden Emir Karatekin’in Çankırı Kalesi’ni Bizans’tan aldığı ve şehre “Kangırı” adının verildiği aktarılıyor. Emir Karatekin’in daha sonra yaşanan savaşlarda şehit düştüğü ve kaleye defnedildiği biliniyor.

Çıtak Ailesinin Acı Günü: Kezban Çıtak Vefat Etti
Çıtak Ailesinin Acı Günü: Kezban Çıtak Vefat Etti
İçeriği Görüntüle

Selçuklular döneminde şehirde önemli yapılar inşa edildi. Bugün “Taş Mescit” olarak bilinen yapının, döneminin önemli bir sağlık ve eğitim merkezi olduğu ifade ediliyor. Ardından Candaroğulları ve Osmanlı hâkimiyetine geçen Çankırı, özellikle mimari eserlerle zenginleşti. Mimar Sinan’ın planladığı ve 1558 yılında inşa edilen Ulu Cami, şehrin simge yapıları arasında yer alıyor.

Şehrin ismine dair halk arasında anlatılan bir başka rivayet ise kervan yollarıyla ilgili. Buna göre bölgede ticaret yapan kervanların ve develerin çıkardığı çan seslerinin vadide yankılanması nedeniyle şehre “Çankırı” adının verildiği söyleniyor.

Tarih boyunca “Gangra” ve “Kangırı” gibi isimlerle anılan şehir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kararıyla bugünkü adı olan Çankırı ismini aldı.

Bugün Çankırı, hem tarihi mirası hem de kültürel zenginliğiyle Anadolu’nun önemli şehirleri arasında yer almaya devam ediyor.

Kaynak: Selenay Ünlü