Malatya'da imar ve konut projeleri hızla ilerliyor Malatya'da imar ve konut projeleri hızla ilerliyor

Kaynağı, Recep Gökçe olan yazıda Tarihi Kuşhane’nin kuruluşunun Miladi 1281 tarihine dayandığı ifade ediliyor.
Ecdadımız, kuşların kışın aç kalmaması ve yazın susuz kalmaması için birçok yerde kuşhaneler vakfetti. Bu kuşhanelerden en eski tarihli olanı, Selçuklu Beylikler Dönemi'ne ait olan 21 Eylül 1281 tarihli Çankırı Kuşhanesi Vakfı'dır. Vakfı eden kişi, Ebu Bekir Aytekin’in oğlu Şeyh Hacı Bahaeddin'dir.
Bu vakfiye, Anadolu’nun en eski orijinal belgesi olarak bilinmektedir ve Çankırı’da Dr. Rıfkı Kâmil Urga Araştırma Merkezi'nde korunmaktadır. Belge, Arapça ve Farsça olarak yazılmış olup 2 metre uzunluğundadır. Türkiye’deki en eski orijinal vakfiye belgesidir ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün arşivlerinde dahi bu kadar eski bir tarihli orijinal belge bulunmamaktadır.
Kuşhane, Çankırı Kalesi'nin güneybatı tarafında bulunuyordu. Taş temelleri günümüze kadar varlığını korumuştur. Üzerinde kiremit çatılı, kerpiçten yapılmış bir bina bulunuyordu ancak 1940’lı yıllarda yıkılmıştır. Kayı, Boyalıca, Çiftlik, Merzi köylerinden elde edilen ekinlerin onda biri (öşür), Kuşhane'ye getirilir ve kışın aç kalan kuşlara dağıtılırdı. Yaz aylarında ise çanaklara su konulurdu. Şeyh Hacı Bahaeddin’in torunu Sarıkız Hatice, genç yaşta vereme yakalandığı için ömrünü ibadet ve kuşlara hizmetle geçirmişti. Mezarı, Kuşhane'nin altında olup tuğlalarla çevrilidir.
Şeyh Hacı Bahaeddin, ayrıca HANGAH'da mescit, çeşme, yolcuların konaklaması ve parasız yemek yemeleri için tesisler yaptırmıştır. Bu tesisler, 90 sene öncesine kadar faaliyetlerini sürdürmüştür.
Ne yazık ki, Çankırı Kuşhanesi 1937 yılında Vakıflar Müdürlüğü tarafından bir şahsa satılmıştır. Harap durumda olan bina daha sonra yıkılmış ve günümüzde sadece temelleri kalmıştır.

Kuşhane'nin 1920 tarihli fotoğrafı

Kaynak: Berkay Tozlu