Ramazan ayında fitre ve zekât ibadetiyle ilgili merak edilen sorular yanıt buldu. 2026 yılı için asgari fitre bedeli 240 TL olarak belirlendi. Uzmanlar, fitre ve zekâtın sadece bireysel arınma için değil, toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir ibadet olduğunu vurguluyor.

Fitre vermekle yükümlü olan kişiler, kendi ve küçük çocuklarının fitresini hesaplamakla yükümlü. İbadetin vakti, miktarı ve kimlere verilmesi gerektiği gibi konularda doğru bilgi sahibi olmak, hem ibadetin kabulü hem de toplumsal fayda açısından büyük önem taşıyor.

Bu Ramazan ayında fitre ve zekâtın önemi bir kez daha öne çıkarken, uzmanlar vatandaşları ibadeti geciktirmemeye ve belirlenen miktara uygun şekilde fitrelerini vermeye davet ediyor. Detaylar ve ibadetle ilgili tüm bilgiler aşağıdaki makalede yer alıyor.

ZEKÂT İBADETİ VE FITIR SADAKASI

İslâm’ın beş temel esasından biri olan zekât, hicretin 2. yılında Medine’de farz kılınmıştır. Bir kimseye zekâtın farz olması için o kimsenin müslüman, akıl sağlığı yerinde, ergenlik çağına gelmiş ve hür olması (Kâsânî, Bedâî’, 2/4-5), bir yıllık borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla hakikaten ya da hükmen artıcı nitelikte “nisap miktarı” mala sahip olması gerekir.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de; “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin...” (Bakara, 2/43) buyurmuştur. Peygamberimiz (s.a.v) ise, “İslâm beş esas üzerine kurulmuştur. Allah’tan başka ilâh bulunmadığına, Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şahadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak” (Buhârî, İman, 8) buyurmuş ve zekât ibadetinin önemini vurgulamıştır.

Namaz ve oruç gibi bedenle yapılan ibadetler, Allah’ın bizlere vermiş olduğu ömür ve sağlık gibi nimetlerin şükrü; zekât ve sadaka-i fıtır gibi malî ibadetler ise mal nimetinin şükrüdür. Zekât vermek, takva sahibi müminlerin vasıflarındandır. Zekât, geçici olan malı kalıcı yapmanın en güzel yoludur.

Kapucu Ailesinin Acı Günü; İrfan Kapucu Vefat Etti
Kapucu Ailesinin Acı Günü; İrfan Kapucu Vefat Etti
İçeriği Görüntüle

Hz. Peygamber (s.a.v), muhtaçlara yardım etmenin mükâfatının büyüklüğünü haber verdiği bir hadis-i şerif’te ; “Bir kişi temiz (helâl) olan malından sadaka verirse (Allah, sadece temizi kabul eder) bir tek hurma bile olsa Rahman onu kabul buyurur ve sonra onu dağ gibi oluncaya kadar, herhangi birinizin tayını büyüttüğü gibi, sahibi adına ihtimamla büyütür.” (Müslim, Zekât, 63) buyurmaktadır.

Zekât ibadetinin insani hedefleri, üstün ahlâkî değerleri ve toplum için ekonomik gayeleri vardır. Kur’an-ı Kerim’de; “Onların mallarından, kendilerini temizleyeceğin, arıtıp yücelteceğin bir sadaka al ve onlar için dua et; çünkü senin duan onlara huzur verir. Allah işitendir, bilendir” (Tevbe,9/103) buyrulmaktadır. Ayette geçen temizliğin; bireysel arınma, toplumsal arınma ve malın temizlenmesi şeklinde üç boyutu vardır. Zekât, kişisel arınmaya vesile olmasının yanında, toplumsal arınmaya ve sosyal bünyenin sağlıklı bir şekilde gelişmesine de hizmet eder.

Zekât; malı fakirin hakkından temizleyen, manevi olarak koruma altına alan, geçici malımızı ebedileştiren, gönülden verildiğinde Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya vesile olan ve toplumun maddi açıdan güçlü ve zayıf kesimleri arasında köprü oluşturarak toplumsal gerilimi azaltıp huzur ve barış ortamı oluşturan mali ibadetlerin başında gelmektedir.

Halk arasında fitre diye bilinen fıtır sadakası (sadaka-i fıtır); insan olarak yaratılmanın ve Ramazan orucunu tutup bayrama ulaşmanın bir şükrü olarak; Ramazan Bayramına kavuşan, temel ihtiyaçlarının ve bir yıllık borçlarının dışında nisap miktarı (24 ayar 80,18 gr. altın veya bu değerde) mala sahip olan müslümanın, belirli kimselere vermesi vacip olan bir sadakadır.(Kâsânî, Bedâî’, 2/70,72) Vacip oluşu, sünnetle sabittir.(Buhârî, Zekât, 70-78) Fıtır sadakasının asgari miktarı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2026 yılı için 240 TL olarak belirlenmiştir. Bu miktarın üzerine çıkmak kişinin kendi imkânına ölçüsündedir.

Kişi, kendisinin ve küçük çocuklarının fitrelerini vermekle yükümlüdür. Hz. Peygamber (s.a.s.), köle-hür, büyük-küçük, kadın-erkek her müslümana fitrenin gerektiğini ifade etmiştir.(Ebû Dâvûd, Zekât,20) Fıtır sadakasının vacip olma zamanı Ramazan Bayramının birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de verilebilir. Hatta bu daha faziletlidir. Nitekim bayram namazından önce verilmesi müstehap kabul edilmiştir. Fitreyi Ramazan’ın ilk günlerinde vermek de caizdir (Nevevî,el-Mecmû’, 6/128)

Allahu Teâla zekâtlarımızı ve sadakalarımızı katında en güzel şekilde kabul eylesin. Zekât ve sadakalarımızla günahlardan arınmayı, sağlık ve afiyetle yaşamayı bizlere nasip eylesin.

Yusuf AYDOĞAN

Adrb Vaizi

Kaynak: Haber Merkezi