ÖZEL HABER/Çankırı’da son dönemde adından söz ettiren lezzet duraklarından biri olan “Çankırı Ciğercisi”, farklı ciğer çeşitleriyle vatandaşların ilgisini çekiyor. Uzun yıllara dayanan tecrübesiyle işletmesini hayata geçiren Oğuzhan Bey, hem lezzetin sırrını hem de müşterilerin tercihlerine ilişkin detayları paylaştı.

Yaklaşık 11 yıldır ciğer ve ızgara ürünleri üzerine çalışan Oğuzhan Bey, Çankırı’da kendi işletmesini açarak bu alanda iddialı bir başlangıç yaptı. Daha önce farklı konseptlerde hizmet verdiğini belirten işletme sahibi, yeni işletmesiyle birlikte tamamen ciğer üzerine yoğunlaştığını ifade etti.

İşletmenin henüz iki buçuk aylık olmasına rağmen yoğun ilgi gördüğünü belirten Oğuzhan Bey, Trakya ve Güneydoğu Anadolu mutfağının ciğer çeşitlerini Çankırı’ya taşıdıklarını söyledi.

İşletmede dört farklı ciğer çeşidi bulunuyor. Türkiye genelinde en çok bilinen ve tercih edilen Arnavut ciğerinin yanı sıra, ciğer kapama, yaprak ciğer ve Antep kavurma da menüde yer alıyor. Özellikle Antep kavurma, Güneydoğu mutfağının öne çıkan lezzetlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Vatandaşların en çok tercih ettiği ürünün Arnavut ciğeri olduğunu dile getiren Oğuzhan Bey, bu tercihin Türkiye genelinde de benzer olduğunu ifade etti.

Ciğer yapımının en önemli püf noktasına da değinen işletme sahibi, lezzetin sırrının ustalık ve doğru baharat kullanımında gizli olduğunu belirterek, “Ciğer ustalık isteyen bir iştir. En önemli noktalardan biri baharat dengesi. Her çeşidin kendine özgü hazırlanışı var. Biz de bu lezzeti en iyi şekilde sunmaya çalışıyoruz” dedi.

Çankırı’da farklı tatlar arayan vatandaşlara seslenen Oğuzhan Bey, tüm hemşehrilerini işletmelerine davet ederek, “Çankırı Ciğercisi olarak herkesi bu lezzetleri tatmaya bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Kısa sürede lezzetiyle dikkat çeken işletme, ciğer severlerin uğrak noktalarından biri olmaya aday görünüyor.

Konteyner Kentte Silahlı Saldırı: Aynı Aileden 2 Kişi Hayatını Kaybetti
Konteyner Kentte Silahlı Saldırı: Aynı Aileden 2 Kişi Hayatını Kaybetti
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Büşra İlayda Abdullahoğlu